Tarihsel ve sosyal iyimserliğimizi koruyarak her yeni yılda bizce önemli temennilerde bulunuyoruz. Sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız, özgür ve eşitlikçi bir dünyanın yaratılmasına ilişkin özlemlerimizi dile getiriyoruz.
Ancak temenni ve özlemlerimizin gerçekleşebilmesi için ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist ve Marksist “cenahımızın” ne durumda olduğunu doğru tespit ederek ilkeli ve dürüst bir mesaj vermek gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü somut şartların somut tahlili yöntemi; Devrimcilerin, Komünistlerin ne yapması gerektiğini tüm gerçekliği ile önümüze koyuyor.
Dünya genelinde uluslarötesi tekelci sermaye yapısal kriz içinde. Yaşadığımız coğrafyadaki hâkim gerici sınıflar da sosyal, iktisadî, siyasî, askerî, hukukî, ahlâkî ve kültürel olarak kriz içinde.
İnsanın ve insanlığın sosyal / enternasyonal kurtuluş mücadelesinin yeniden harlanacağı, belli ölçülerde harlandığı bir ortamda emperyalist-kapitalizmin can havliyle tahkimatını güçlendirmeye çalıştığını görüyoruz.
Sol “Cenahımız” gerçekliği yansıtmayan “yeni yıl mesajlarıyla” nasıl yol alacaktır? Hamasetle mi, örgütsüz ajitasyonlarla mı, “benim” diye söze başlayan dar-grup zihniyetiyle mi, kütlesel çıkışlara sonradan eklenerek pankart açma yarışıyla mı?
Bu halimizle emperyalist-kapitalizmi aşmak yolunda ortaya çıkan tarihsel-sosyal imkân ve fırsatları nasıl değerlendireceğiz?
TC özelinde temel hak ve özgürlüklerimizin kabaca ezildiğini, sistemin kendi yasal ve anayasal meşruiyetini rahatlıkla çiğnediğini görüyoruz. Tüm kurum ve kuruluşları ile çürümüş bir toplumun devrimci değişim ve dönüşümü için ne yapmalıyız?
Devrimci ve Marksist Sol Kadrolar 2010 yılında anlamlı ve ileri bir adım atabilecek midir? 2010 yılını gerçeklik dışı temennilerle kutlamak doğru mu?
‘Komünistlerin Birliği”nin henüz gerçekleşmediği, fakat işçi-kitle çalışmalarının yaygınlaştığı, sistemin çürüyüp çözüldüğü, genel hoşnutsuzlukların giderek arttığı, siyasal ve sosyal devrimlerin bazı şartlarının oluştuğu, fakat öznel etmen’in işbaşı yapamadığı bir süreçte tarih tüm Devrimcileri ve Komünistleri göreve çağırmaktadır.
2010 yılını sınıflar mücadelesinin keskinleştiği bir ortamda bu düşüncelerle karşılıyoruz ve sorumluluk sahibi herkesi göreve çağırıyoruz.
2010 yılının işçi sınıfı ve emekçi halkların kurtuluşu için omuz veren tüm kesimlerde bu yönde düşünce-davranış birliği oluşturma yılı olması dileklerimizle yeni yılınızı kutluyoruz.
Sorun Yayınları Kolektifi
SORUN Polemik Dergisi
Çalışanları Adına Sırrı Öztürk
Cezaevlerinden Gönderilen Mesajlarıyla:
Hikmet Korkusuz, F Tipi Cezaevi Edirne, Hasan Koç, F Tipi Cezaevi Bolu, Nihat Konak, 1.Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ, Muzaffer Öztürk, 2.Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ, Hikmet Kale, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ, Hasan Şahingöz, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ
Recep Çitikbel, F Tipi Cezaevi Bolu, Mehmet Garip Yaş, F Tipi Cezaevi Adana, Turgay Ulu, 2 Nolu F Tipi Cezaevi Kocaeli
Adnan Öztel, E Tipi Cezaevi Amasya, Haydar Bayar, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ, R. Şevket Yılmaz, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Kocaeli
Resul Kocatürk, F Tipi Cezaevi Bolu, Halil Gündoğan, F Tipi Cezaevi Bolu, Mehmet Yamaç, E Tipi Cezaevi Muş, Ercan Yıldız, 1 Nolu F Tipi Cezaevi İzmir, Tamer Tuncer, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Kocaeli, Özgür Dinçer, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Tekirdağ, Ümit İlter, F Tipi Cezaevi Bolu, Musa Şanak, 2 Nolu F Tipi Cezaevi Sincan Ankara, Hikmet Korkusuz, F Tipi Cezaevi Edirne, Azimet Ceyhan, 1 Nolu F Tipi Cezaevi Kocaeli
SORUN Polemik Dergi’mize ve Sorun Yayınları Kolektifi’ne cezaevinden mektup ve yeni yıl mesajı gönderen insanlarımızın aynı amaçlı duygularını paylaşıyor ve yeni yıllarını kutluyoruz.
