Bizim Şiir Antolojisi ve "Sanat Cephesi" Üzerine

Kemal Kök

Bilindiği üzere şiir antolojilerinde amaç, ortak bir eksen üzerinde şiirleri derlemek, bu konuda bir bellek ve bilinç oluşturmaya çalışmaktır. Antoloji için seçilen eksen bazen dönem, bazen tema veya ortak etkinlik vs. şeklin­de olabilir. Sivaslı Şairler Antolojisi olabileceği gibi Sivas Katliamı konulu şiir antolojisi de olabilir, hatta yalnızca bir köyün şiir etkinliklerine ait Kuşsaray Köyü Şiir Antolojisi örneği gibi bile olabilir.

Ancak bir antolojinin temel özelliği hazırlanmasının hangi amaç ve ihtiyaç­tan kaynaklandığına göre değişir. Belirli bir dönemin kesitini sunacağı gibi; baba, kedi, İstanbul, deprem, kadın vb. temalı da olabilir. Örneğin baba şiirle­ri antolojisinde iki farklı siyasal kutupta bulunan N.Hikmet ile N.F.Kısakürek şiiriyle yana yana olabilir. Buradaki ana eksen "baba" konusudur. Uzunca bir dönemi kapsayan, bu alanda bir bellek oluşturmayı esas alan antolojiler de vardır. Bu tür antolojilerde genelde "sanatçı tarafsızlığı" söylencesi hâkimdir. Büyük Türk Şiiri Antolojisi'nde olduğu gibi bir tarihsel dönemin kesiti çıkarılır, geniş bir materyal sunulur ya da öyle sanılır. Oysa ki antoloji hazırlayanın öznel düşüncesine yani dünyayı algılayışına göre hazırlanır. Ancak bu öznel­lik genelde "oldukça tarafsız davrandık" gibi bir söylemle de gizlenmeye çalı­şılır. Bütün antolojiler bir öznellikle, daha doğru ifadeyle taraflılıkla hazırlanır. Tarafsızlık edasıyla sunum koskoca bir yalandan ibarettir.

Burada antolojiler için önemli olan bir ayrımın altını çizmekte fayda var; "taraflılık-tarafsızlık" bahsinde, taraflı olduğunu açıkça beyan edenler ya da bunu gizlemek isteyenler ayrımı. Neden antolojilerin taraflılığı gizlenmek istenir peki? Sorunun en kısa cevabı; siyasî ve ticarî kaygılar şeklindedir. Ticarî kaygı, kitabın kalınlığını, adını, formatını belirler. Siyasî kaygı ise hu­kukla/egemenlerle olan ilişkileri... Çok eski burjuva yalanı olan "tarafsızlık" safsatasını ticarî/siyasî amaç parçalar. Asıl tarafın ne yönde olduğunu gös­terir. Daha baştan ticarî amaçla çıkan ve bunu açıkça belirtenler vardır. On­lara diyeceğimiz bir şey yok. Ancak Sol içinde olup da veya öyle gözüküp de kaynağı kapitalist Batı destekli paralarla ve ticarî amaçlı bir yayıneviyle bunu yapmak tam bir aldatmacadır. Ve bu tavır ideolojik manüpilasyon an­lamına gelir. Böyle projeler burjuva sanatçılarıyla sosyalist sanatçıları ya­kınlaştırma yani sosyal muhalefet dinamiklerinin en anlamlı bölüğünü sis­tem içinde ehlileştirme anlamına gelir. Bu türden davranışların şiddetle kar­şıya alınıp teşhir edilmesi gerekir.

Bugün sosyalist sanatçılarla burjuva sanatçıları arasındaki ayrım çizgile­rinin gittikçe silikleştiği, iç içe geçtiği bir dönemdeyiz. Aradaki bu çizgileri belirlemek, hem ayrışmayı hem de böylelikle saflaşmayı gerçekleştirmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalıdır. İçerideki-Dışarıdaki Hapishane­den Bizim Şiir Antolojisi işte böyle bir amaçtan dolayı "Bizim" vurgusunu yapma gereğini duymuştur. Çünkü 'Bizler-Onlar' ayrımı zaten vardır. Bizim Antoloji bu saflaşmada daha derli toplu olmayı, yan yana durmayı, birbirin­den öğrenmeyi ve gerici akımlara karşı birlikte güç oluşturma düşüncesini güçlendirirken bunun basit bir temrinini gerçekleştirmeyi de amaçlamakta­dır. "Bizim" vurgusu bir ayrım noktasıdır. Ve bu Antoloji bir ön adım niteli­ğindedir. Bu açıdan Antoloji'ye katılan bütün şairlere belirli sorumluluklar düşmektedir. Buradaki yöneliş, diğer antolojiler gibi sadece bir dönemi ve­ya temayı resmetmek değil burjuva edebiyatına karşı cephe örülmesine kendi çapında katkı sunmak; kapitalizme-emperyalizme karşı birey, grup, çevre ve örgütsel duruşlarıyla dik ve onurlu kalmış, kimlik-kişilik ve düşün- sel-sanatsal özgürlüğünü korumuş olan insanlarımızla ilkeli ilişki kurmak; "Bizim" sözcüğünün içini dolduracak kolektif çabaları hareketteki diri unsur­ları uyumlandırmak; üretiminden dağıtımına kadar kolektif üretimi sağlam­laştırmak, bu fikri güçlendirmek ve böylelikle burjuva gericiliğine karşı yeni mevziler oluşturmaktır. "Yoksa şiirim yayınlansın da nerede yayınlanırsa yayınlansın" anlayışıyla hareket eden kariyerist şair adaylarının tatminleri için bir yayın hazırlamak değil.

Daha önce yaşanmış bir süreç olan 1980-1990 Cezaevi Şiir Antolojisi örneği üzerinde biraz durursak; Antoloji, dönemini yansıtmış, cezaevinde yaşananlar konusunda bir duyarlılık oluşturmuş olsa da birlikte iş yapma anlamında ilkesel süreklik sağlayamamıştır. Birçok şair, Antoloji aracılığıyla şiir camiasına dâhil olmuş ancak Antoloji'nin daha hazırlık aşamasında belli amaçlar doğrultusunda yeterince ilkeli bir araya gelinemediği için, her şair kendi çıkarı doğrultusunda hareket etmiştir. Yarattığı mevziiyi korumak söy­le dursun bizzat antolojide yer alan şairler ve antolojiyi hazırlayan anlamın­da ismi başa yazılan şairler bile sürece sahiplenmemiştir. Kitaba açılan da­vanın duruşmalarına kimse gelmemiş, antolojiyi hazırlayan yerine hukukun özel yorumuyla ceza alan yayınevi yönetmeni aranıp sorulmamıştır. Kitapta şiirleri çıkan şairlerin büyük çoğunluğu sistemle bütünleşmiştir. İlginçtir AB'nin malî fonu ile Hapishane Şiirleri kitabına hazırlayan kişilerden biri de bunlardan biridir.

Tüm bu ve doğabilecek diğer olumsuzluklara düşmemek için İçerideki- Dışarıdaki Hapishaneden Bizim Şiir Antolojisi, bu deneyimlerin uzantısında hazırlandı. Antoloji hangi ihtiyacı karşılayacak, ortak ilkeleri neler olacak, nasıl üretilip dağıtılacak, Antoloji'de yer alacak şair ve sanatçılar nasıl seçi­lecek, kimlere ulaşılacak, vb anlamlar da haklı soruların cevabı aranmıştır. SORUN Polemikin 15., 16. ve 17. sayılarında bu soruları cevaplayan yazı­lar yayınlanmıştır. Antoloji çağrısı kolektif bir iradenin ürünüdür. Pek çok insanımız bu birlikteliğe onay vermiştir. Çağrı metnini imza koyanlar gide­rek artmıştır. İçerideki-Dışarıdaki Hapishaneden Bizim Şiir Antolojisi çağrı metni eleştirel katkılarla yeni bir içerik ve nitelik kazanmıştır. Antolojfde yer alan şair ve sanatçıların şiirleri yanında politika-sanat-estetik üzerine olan görüşlerini içeren yazılarına da ver verilmiştir. Şairlerin büyük çoğunluğu şiirlerini kendisi seçmiştir. Her şaire en çok 7-8 sayfa yer verilebilmiştir. Şiir seçimini Antoloji Hazırlama Kurulu'na bırakanların şiirleri arasında seçim yapılmıştır. Düşünce ve davranış olarak farklı formasyonlarda durmayı uy­gun bulanların bu seçimlerine saygı duyulmuş ve karışılmamıştır. Çağrı metni ve öteki yazılarda ifadesini bulan ilkesel yönelişlerimizin ruhuna ve lafzına uygun olarak "karşı-kültür cephesi" oluşturmanın ilk ve henüz nüve halindeki ilkeleri gözetilmiştir. "Karşı kültür cephesi", "sanat cephesi" söy­leminin eleştirel katkılarla daha güçlenerek ete kemiğe bürünmesi amaç­lanmaktadır. Bir internet sitesi hazırlığı bu düşüncelerin uzantısında ifade­sini bulmuş ve hazırlıkları başlamıştır.

Antoloji'nin finansmanını Sorun Yayınları Kolektifi üstlenmiştir. Bilindiği gibi Sorun Yayınları Kolektifi proletaryanın çocuklarının terini ve kanını akıt­tığı Devrimci ve Marksist bir Kurum'dur. Tecimsel bir kuruluş değildir. Ne yayınevinin ne de şairlerin herhangi bir tecimsel talebi veya kaygısı söz ko­nusu bile değildir.

İçerideki-Dışarıdaki Hapishaneden Bizim Şiir Antolojisi kimseyi sırtında taşımamayı, kimsenin kariyer hırsına alet olmamayı ve her türden kariyerist eğilimleri acımadan eleştirmeyi ilke edinmiştir. Bütün şairler üretim ve dağı­tımında aktif rol almayı baştan belirtmiştir. Şairler, Antoloji çıktıktan sonra ilişkileri sürdürmeyi, yeni projeler üreterek Sanat Cephesi fikriyatını güçlen­dirmeyi amaçlamaktadır. Böylelikle farklı formasyonlarda olup da ortak iş yapmanın kıyamet olmadığını defalarca farklı etkinlerle ispatlamayı önüne koymuştur. Antolojiye katılan bütün şairler süreci ve antolojiyi değerlendi­ren yazılar yazdıkça ve şairler birbirinin sanatsal gelişimine eleştirel katkılar sundukça sanatsal ilerleyişimiz güçlenecektir. Çünkü sınıflar mücadelesin­de her yönden yetkin etkinlikler gerekmektedir. Sanatın dönüştürücü ve ge­liştirici gücüyle burjuvazinin gerici sanat anlayışına karşı örülecek Sanat Cephesi yolunda İçerideki-Dışarıdaki Hapishaneden Bizim Şiir Antolojisi bir mevzi daha açarak bu fikriyatı güçlendirebilirse amacına ulaşmış olacaktır. Umuyor ve bekliyoruz ki, bu Antoloji deneyimi bundan sonraki kolektif üre­timlerin bir örneği, daha nitelikli çalışmaların basamağı olur.

7 Aralık 2005

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.