Bir Dergi faaliyetinin işlevsel olması, okurlarla kurulan diyalogların ilkeli ve düzgün tutulmasına da bağlıdır. Okur ile ilişki karşılıklı soru ve eleştirilerin, önerilerin bir ölçüde karşılanmasını gerektirir. Okurların soru ve eleştirilerine muhatap olan Dergi faaliyeti kurulmak istenen her ilişkiyi doğru değerlendirmek zorundadır. Dergiye duyulan ilgi-ilişki ve karşılıklı etkileşim demektir. Bu türden ilgi ve ilişkileri taze ve canlı tutan kolektifler gelişme gösterir. İlgi ve ilişkinin doğal sonucu birlikte üretimi ve kurumlaşmaların, muhtemel yol arkadaşlıkların zeminini de oluşturur.
Bu eleştiri ve soruların kimilerini sevecenlikle ve yararlanarak izliyor ve karşılıklı yeni nitelikler kazanmak açısından da Dergide yayınlamayı da uygun ve doğru buluyoruz. Özellikle internet sitelerimizi kullanarak yapılan sataşma ve küfürleri de tiksinerek izliyoruz. Bunları ciddîye alsan bir türlü almasan bir türlü. Bazı disiplin ve ilkeleri gözeterek bu sataşmaları- küfürleri de yayınlayarak "politik açığa vurma" yönteminin önemini gündeme getiriyoruz. Bu yöntemimiz onlara aracılık etmek değildir. Sol'da çimlenmiş kötü gelenek ve alışkanlıkların teşhis, tedavi, teşhir ve tecridi içindir. Yeni bir sosyalist kültür ve diyalog anlayışı kazanmak içindir. Son derece sıkıcı ve tiksindirici de olsa bu türden sanal bir ortamda, imzasını dahi kullanmayan şizofrenik/paranoid hastalıkların verdiği zararları aza indirmek, gücümüz yetiyorsa kökünü kurutmak da gerekiyor. Bu türden zor ve çetin bir görevi tek başına yayın kolektiflerinin yerine getirmesi de mümkün değildir. Ne zaman ki, PARTİ ve Partileşme Sorunu'na anlamlı bir katkı yapılır, o zaman bu mücadeleye bağlı olarak Sol'un kadroları da yeni nitelikler kazanma yoluna-yörüngesine girmiş olur. Uzun erimli ve çetin bir mücadelenin süreçleridir bunlar. Şimdi gelelim okurların soru ve eleştirilerine yönelik cevaplarımıza:
ELEŞTİRİ : Sorun Yayınları Kolektifime SORUN Polemik Dergisi nin yayın politikası yavaş da olsa bir yere oturmuştur. Gerek Dergi ve Kitap faaliyetiniz, gerekse internet siteleriniz ilgi ile izleniyor. Bu alanda da bir gelişme içinde olduğunuz gözleniyor. Bu sürecin nereye ve neye evrileceğini ilgi ile izliyoruz. Sizin kullandığınız literatür ile ifade edilecekse : "Radikal Sol" ile "Sosyalist Sol" hareketler arasında bazı arayış ve yönelişler fark ediliyor. Marksizmin yorumu, ideolojik-teorik konularda geliştirici çalışmaların yanı sıra pratikte yeniden üretim sorunsalı ağır aksak da olsa gündeme geliyor. Marksizmden haberli ve Marksizmi özümlemiş kadrolar teori-pratikte kimi etkinlikler de yapıyor. Kolektifinizin bu konudaki katkısını değerli bulmakla birlikte yeterli ve doyurucu da bulmuyoruz. Nihaî amacı sınıfsız, sömürü- süz, sınırsız ve özgürlükçü bir toplumu gerçekleştirmek olanlarla niçin bir diyaloga girilmiyor? Sosyal-pratikte niçin bazı birliktelikler aranmıyor, ya da aranıyor da bizler mi fark etmiyoruz? "Birlik, zıtların birliğidir" diye bilimsel ve felsefî bir gerçeği sık sık dile getiriyorsunuz, fakat bunun Derg/'nizdeki ifadesi nedir? Aynı şeyi K/Yap faaliyetleriniz için de söyleyebiliriz. Uzun yıllar birlikte olduğunuz bazı yazarların TKP(SİP) yörüngesinde bir tercihte bulunmasının nedenini açıklayabilir misiniz? Av. Zeki Öçal (ki Bilimsel İnce- leme-Araştırma Dizisi-Telif eserlerinde 1 ve 2.sırayı alıyor. Dr. İlker Belek'in bir kitabı da 3.sırayı. Aynı yazarın bütün kitaplarını da Kolektifiniz yayınladı. İlker Belek ve öteki hekim arkadaşlarını neden TKP(SİP) gibi bir örgüte kaptırdınız? Bu bilim insanları şimdi anılan örgütün organlarında, internet sitelerinde, seminerlerinde rol almış bulunuyor. Av. Zeki Öçal, Banksen'i âdeta birilerine sundu. İşçi sınıfıyla organik hiçbir ilişkisi ve niyeti olmayan TKP(SİP) taraftarları böylelikle bir sendikayı ele geçirdi...
CEVAP: Kolektifimiz in faaliyetlerini yakından izlediğiniz anlaşılıyor. Bu konudaki duyarlılığınızı ve kurmaya çalıştığınız ilgi ve ilişkiyi hem kutlamak istiyoruz, hem de teşekkür ediyoruz. Kolektifimiz Çalışanları okurlarımızın soru ve eleştirilerine büyük bir değer vermektedir. Okur-De/gZ-yazar ilişkilerinden çok şeyler de öğreniyoruz. Okurlara düzgün hesap verilmesi konusunda da daha onlar sormadan bu görevimizi yerine getiriyoruz. SORUN Birlikte Sosyalist Dergi (1987-1992), Yeniden Üretim (1992-93), Sorun Broşür Dizisinin bütün kitaplarında ve öteki telif kitaplarımızda bunun örnekleri vardır. SORUN Polemik Dergimizde de (2001...) "okura düzgün hesap vermenin" pek çok örneğine rastlayabilirsiniz. Okurlarımızın çeşitli panel- söyleşi ve öteki etkinliklerimizdeki soru ve eleştirilerine de büyük imkân ve fırsatlar tanıdığımızı herkes biliyor. Büro'muza kadar gelen insanlarımıza da aynı şekilde cevaplar veriyoruz. Bu yöntemi internet sitelerimizde de sürdürmekten yanayız.
Evet Dergimiz bir yere oturmuştur. Bu, emeği geçen insanlarımızın özverisi ve çalışkanlığı ile oluşan -yarın daha da gelişeceğine inandığımız- bir şüreçtir. Bu süreç doğallıkla dostumuzu da düşmanımızı da hareketlendir- miştir. Daha pek çok eksiğimizin olduğunu, yeni yol arkadaşlıkları kazanarak birlikte yürünecek yolumuzun bulunduğunu biliyoruz. Dergi ve Kitap üretimi Devrimci ve Marksist Sol Kadroların önlerine koymak zorunda olduğu işlerden yalnızca biridir. Her şey değildir. Şimdi gündemimizde buna paralel olarak İŞÇİ-KİTLE GAZETESİ projemiz bulunmaktadır. Bu yoldaki Çağrı metnimizde açıklanan düşüncelerin sosyal-pratikte vücut bulmasına çalışıyoruz. Çabalarımızı bizler de yeterli ve doyurucu bulmuyoruz. Fakat bunun bilincinde olarak birlikte ve sosyal-pratikte iş yapabileceğimiz birey, grup, çevre ve örgüt yapılarının da bu sürece dâhil edilerek mümkün olan ortak davranış biçimlerinin de ırağında değiliz. Devrimci ve Marksist Sol Kadrolar arasında, en azından "doku birliği" ve nihaî amacı bir olan 'yapı'- larla nelerin yapılıp yapılmayacağına karar vermek, bu yolda bazı inisiyatifler üstlenerek bazı zorlamalarda bulunmak gönüllü ve iradî bir sorundur. Yalnızca Kolektifimiz in girişimine bağlı değildir. Kolektif aklı, bilinci ve eylemi örgütlemeye aday pek çok birim henüz nüveler halinde ve farklı formasyonlarda durmayı tercih ediyor. Aşılması gereken bu türden duruşları çok yönlü çabalarla uyumlandırmak gerekiyor. Bunun farkındayız. Bu yolda ekilen tohumların yeşermesi öyle kolay ve temenni ile de olmuyor. Zamana, kadroların yeteneklerine, emek vermeye, yaratıcı diyalogların önündeki bireycilik, benmerkezcilik ve kariyerizm hastalığını elbirliği ile alt edip verdiği zararları aza indirmemiz gerekiyor. "Birlik, zıtların birliğidir" felsefî yaklaşımının hem bilincindeyiz hem de arkasındayız. Çok sıkıcı ve tarafları incitici de olsa nihaî amacını özel yaşamında, işinde, üretiminde açık ve net ölçülerde ifade eden herkesle diyalogumuz vardır. İyi yürekli, dürüst, samimi, ilkeli, militan insanlarımızla hiçbir örgütün başaramadığı diyalogu Ko- lektifimiz kurabilmektedir. Bunu yüzde yüz bağımsız ve yüzde yüz işçi sınıfı ve emekçi halklarımızdan yana olan tavrımızda aramak lâzım. Bu türden bir tavır sergilemiş oluşumuz doğallıkla ilkeli dostlukları, yol arkadaşlıklarını hazırladığı gibi ahmakça düşmanlıkları da beraberinde getirmiştir.
Kitap faaliyetlerimiz arasında 19 yıllık siyasî arkadaşlıklarımızı sözlü yazılı hiçbir hukuka bağlı olmaksızın terk edip ayrılanların neden ayrılmış olduklarını kendilerinin açıklaması daha doğrudur. Bu arkadaşların kendilerini özgürce ifade edeceği kolektif üretim imkân ve fırsatlarını Kolektifimiz bilerek yaratmıştır. Onlara sorulmayıp bize yöneltilen soruları da şöyle anlamaya çalışıyoruz: Bu soru ve eleştiriler birer küçük-burjuva tecessüsü müdür, yoksa gerçekten samimi ve cenahımızın daha donanımlı olmasını isteyenlerin doğru bir tavrı mıdır? Bizler her şeye rağmen, bu soruları iyiye yorumlamaya devam edeceğiz. Ne Av. Zeki Öçal ile ne de Dr. İlker Belek ile (aynı zamanda hekim arkadaşlarıyla) siyasî bir seçim konusunda tartışmış ve bu tartışmanın sonunda bu türden bir seçim yapmalarına zemin hazırlayacak bir şey yapmış değiliz. Yayınevi babamızın malı-mülkü değildir. İşçi sınıf inindir. Kimi düşüncelerine katılmasak da kendilerini özgürce ifade alanı bulanların bu sorularınıza cevap vermesi gerekir. Siyasî ve ahlâkî açıdan yapılan seçimlerimizi başta işçi sınıfı ve Marksist Kadrolar yargılamakta gecikmeyecektir. Her şeye rağmen, Sosyalist Sol Hareketimize bazı katkılar yapması beklenen bu arkadaşların zamanla yapmış oldukları hatalı seçimlerini düzelteceğine de inanmak durumundayız. Kolektifimiz Çalışan- larinın okul, hastane, askerlik ve özellikle de hapishane arkadaşlıklarını temiz ve ilkeli tuttuğunu dost-düşman herkes bilmektedir. Ayrıca, bütün süreçlerde taşın altına ilkin kendi elimizi koyduğumuzu da... Siyasî arkadaşlıkların en anlamlı ifadesi PARTİ disiplini altında oluşur. Anılan arkadaşlarla bizler ne parti, ne örgüt ne yayın kurulu ne de MYK taksimatı işleyişi içinde bulunduk. Yalnızca, 12 Eylül askerî faşist darbesinin yıkıntıları arasında yan yana durmayı, birlikte üretmeyi, deney aktarımında bulunmayı, birbirimizden öğrenmeyi ve paylaşmayı öne çıkarmayı düşünmüştük. Elbette bazı ilkeselliklerin doğrultusunda oluşmuştu bu türden arkadaşlıklar. Biz kendi payımızı, 19 yıllık arkadaşlıklarının hesabını başta işçi sınıfına olmak üzere bütün Devrimci ve Marksist Sol Kadrolara veririz/vermişizdir. Herkesin gözünün önünde oluşan bu türden birlikteliklerin eğrisini-doğrusunu hayat ve mücadele gecikmeden ortaya çıkarıyor. Kolektifimiz in duruşu elbette eleştirel katkıya açık ve muhtaçtır. Onların da bizlerin de yaptığı ortadadır. Yargı dışı değildir.
ELEŞTİRİ: Katman ne demektir? Katman.info internet sitesi ne yapmak istiyor? Katman ile SORUN birlikte parti mi kuracak? Katman internet sitesinin yüzde 65'ini SORUN Polemik Dergisinin yazarları oluşturuyor. Sorun Yayınları Kolektifi1 nin bütün kitapları sitede tanıtılıyor, armağan kitaplar çoğunlukla SORUN'dan seçiliyor. Bu ilişkiyi açıklar mısınız? Sosyolog Mehmet Eymen'in kurucusu olduğu site kimi kaynaklarca "sakıncalı" olarak mimlenmiş durumda. Katman illegal bir internet sitesi midir?
CEVAP: 15 Aralık 2004 tarihinde yayına başlayan Katman Analiz internet sitesi ikinci yaşına giriyor. Oluşturulduğu tarihte amacını okurlara ve ilgililere "Anti-kapitalist, anti-emperyalist, anti-faşist, anti-globalist hareketlerin ve tümünü içeren sosyalist mücadelenin dünya çapında bir iletişime ve bilgi ortamına gereksinmesi vardır... Katman, bu iletişimin bir parçası olarak yayınlanmaktadır" diye duyurmuştur. "Katman" kelimesinin hangi anlama geldiği sözlüklerde yazılıdır. TDK Sözlüğü, kelimeyi sosyolojik olarak "lÜüBir topluluğu oluşturan kümelerden her biri, tabaka" olarak ifade ediyor. Okurlarımızdan gelen soruyu kendisine yönlendirdiğimiz Mehmet Eymen, "Katman.info'nun kuruluşunda internet sitesinin aıÜünti-kapitalist, anti-emperyalist, anti-faşist, anti-globalist hareketlerin ve tümünü içeren sosyalist mücadelenin dünya çapında iletişim ve bilgi ortamının parçası olması planlandığından ve geniş bir haberleşme ve bilgi aktarım ortamının gerçekleşmesi öngörüldüğünden, 'katman' sözcüğü ile öncelikle bilgisayar ağları ve iletişim protokolleri tekniğine atıfta bulunulmuştur. Bu teknikte katmanlar, donanım bileşenleri ve/ya yazılım süreçlerinden oluşan varlıklardır. Katmanlar arasındaki iletişim kurallar kümesi veya protokoller tarafından yönetilir. Ayrı katmanda ve fakat ayrı düğümlerde olan varlıklara eş varlıklar denir. Farklı düğümlerde, aynı düzey katmanlar eş katmanlardır. Protokoller, bilginin aktarılması ve alınmasında bilgi değişiminin sırasını ve biçimini sınırlandırmamışlardır. Kural ve biçimler birbirini izleyen katmanların sınırında, bilgi değişiminde katmanlar arası arayüz içerirler. Tipik bir sistemdeki işlevsel katmanlar, uygulama, dağıtık işletim, yerel yönetim ve çekirdek katmanlarıdır. Tüm katmanlar bir bütün olarak alındığında bir ağ oluşur. En üst katmanlar, bilgisayarlar arasında duyarlı veri dağıtımı üretirler. İster bilişimsel ister sosyolojik olarak algılansın, katman.info veri bağından taşımaya, oturumdan diyaloga, sunudan uygulamaya değin tüm katmanların kolektif bileşim alanı olmayı hedeflemektedir" şeklinde cevap vermektedir. "Hedefi doğrultusunda önemli adımlar atmıştır ki bir yıl içinde ülkemizdeki türdeşi siteler arasında ön sıraya yükselmiştir. Sitenin ne yapmak istediği izlediği yayın siyasası ile özel-öznel bir yorum gereksemeyecek kadar açık ve nettir. Katman'ın SORUN tarafından tanıtılmaya, yorumlanmaya ihtiyacı da yoktur. Neyse odur. Katman ile SORUN parti kurmayacaktır. Mevcut Sol "cenahımıza" işlevsiz bir örgüt halkasını daha ekleyecek kadar aklımızı, mantığımızı ve de bilincimizi peynir ekmekle yemedik. Kurma fiil çekimi tercihimiz değildir. Oluşturma ifadesini diyalektik yasallığa daha uygun bulmaktayız. Devrimci ve Marksist birey, grup, çevre ve örgütlerle diyalog kurmak, ciddî, donanımlı ve güvenilir kadrolarla birlikte "sol"ların bıraktığı tortu ve enkazları temizlemek, birbirimizden öğrenmek ve öğretmek gibi hayatî sorunlarımıza çözüm üretmek gündemimizdedir. PARTİ aracının üretilmesi Kadroların kararına bağlıdır. Örgüt ile PARTİ arasındaki nitelik farkını da bilmekteyiz. Katman sitesi bir yıllık yayın deneyiminden çok şey öğrenmiştir. Mevcut Sol malzemeyi iyi tartmıştır. Bu süreçte hem amblemini hem de yayın ilkelerini -konumunu- daha da netleştirmiştir. "Emek Egemen Erk Yolunda..." diye söze başlayan katman sitesinin Marksist çizgisini korumak yolundaki iradesini biliyoruz. Bu türden nihaî bir amacı olan birey, grup, çevre ve örgütlerin elini sıkmak Kolektifimizin tarihsel-sosyal-siyasal ve ahlâkî geleneğine de uygun düşmektedir. Doğrultusu böyle olan her birimin elini sıkmaya devam da edeceğiz. SORUN ile Katman iki ayrı kuruluştur. İlkesel konumları belgelenmiştir, bilinmektedir. Aralarında organik bir ilişki yoktur. Katman sitesinin proletaryanın çocuklarının ürettiği kitapları sahiplenerek, maddî-manevî hiçbir çıkara dayanmadan yer veriyor oluşu pek çok okurun dikkatini çekmiştir, kendi tercihleridir, ayrıca takdire değer bir davranış olarak da ilgililerine duyurulmuştur.
SORUN'un ürettiği kitaplar herkesin yararlanacağı niteliktedir. Katman sitesinde kitaplarımızın yer alması niçin yanlış olsun ki? Devrimci ve Marksist olan herkes bundan gurur duymalıdır. Keşke nihaî amacı aynı olan birimler de 'şeytanın bacağını kırarak' Katman'ın yaptığı gibi kitaplarımızı, makale ve polemiklerimizi site ve organlarında gündeme getirse... Kimsenin burnundan kıl aldırmadığı bir zamanda SORUN ile Katman meşru ve devrimci yasallığı olan bağımsız kuruluşlardır. Gizli olan işçi sınıfı ve emekçi halklarımızı sömürenlerdir. Bu iki ayrı birim bilinen konumlarının bilincinde olarak el sıkışıyor, birbirlerinin telif çalışmalarına organlarında çekinmeden yer veriyorsa "darısı öteki devrimci yol arkadaşlarımızın başına" denilmelidir. Tarih ve sınıf bilinci taşıyan her birimin temel ilkeler doğrultusunda yan yana durması, birbirinden öğrenmesi, birlikte üretim faaliyetinde bulunması ve bunu iş yaparak göstermeleri niçin yanlıştır? Sosyal-pratikte örgütsel duruşlarının tuzla-buz olduğunu gören küçük-burjuva avantürye takımının ezelî korkusudur "parti mi kuruyorlar?" sorusu. Marksist birimlerin, pratik örgütçü kimlik ve kişilikleriyle kadroların gönüllü ve bağımsız iradeleriyle, ayrıca "Devrimci Oturum" disiplini kazanarak, tartışmayı Kurum disiplinine getirme çabaları saygıdeğer bir çabadır. Günü, zamanı, hazırlık çalışmaları ve koşulları oluşturuldukça bu düzeneği bozmanın imkânı yoktur. Kimse de aşınmış-aşılmış tarz-ı siyaset yöntemleriyle bu düzeneği bozmaya cüret edemez. Hayat ve mücadeleyi kucaklamaya aday PARTİ ve Kurum'ların inşası kavgasında yalnızca çağrışım yapanlar tökezlenir. Her birimin sorumluluğu sınanıyor. Gerek Mehmet Eymen'in gerekse Sırrı Öztürk'ün hakkında eloğullarının kışkırtma ve spekülasyonlarına değil de yaptıklarına bakılacaktır. Burjuvazinin ajanlığına soyunmuş sitelerin "sakıncalı" olarak duyurduğu onlarca yalan ve propagandayı elimizdeki araçlarla düzeltemiyoruz. Ciddî, donanımlı ve güvenilir Marksist kadrolar haklarımızda ne söylüyorsa, ne gibi yorum ve değerlendirme yapıyorsa bu yargılara güveneceğiz ve bizler de bu türden değerlendirmeleri aynı ölçüde değerlendirme yolunu tercih edeceğiz. Elinizi uzatan herkesin elini misliyle karşılık vererek sıkarız. Ötesi boştur. Bilmem anlatabildik mi?
