"Feminizm" Değil, Kadının Emek Mücadelesi!

Serpil Eren

Marx, Engels ve Lenin, kadın emekçilerin amansızca sömürülmele- rinin ve ağır esaretlerinin nedenlerini açıklamakla kalmamışlar, enter­nasyonal düzeyde dayanışmalarının gereklerini de ortaya koymuşlar­dır. Ardılları da kadınların aile içi ve emek süreci yaşamlarına, acıları­na, kavgalarına, toplumsal kurtuluşlarına yönelik çalışmalar yapmış­lardır. Tüm dünyanın emekçi kadınlarının -onları "çiçek" diye niteleyip sermaye sisteminin koklayıp attığı birer ikincil tür meta olmaktan çık­mak için- militanca mücadeleleri; anti-kapitalist, anti-emperyalist, sos­yalist mücadele ile bir ve tümleşik bir mücadele alanına evrilmiştir.

Burjuvazi, bu tümleşik mücadeleyi sabote etmek için çeşitli yollara başvurmuştur. Kadını "özel bir cinsiyet" saptırması alanına çekmek, toplumsal kurtuluş mücadelesini sisteme karşı değil "karşı cinse" ver­me indirgemeciliğiyle "feminist" akımları ortaya sürmüştür. Ama emek­çi kadınlar, tarih içinde belirleyici unsurun maddî hayatın üretimi ve yeniden üretimi olduğunun bilinci içindedirler. Bu üretim, bir yandan yaşama araçlarının öte yandan bizzat insan türünün üretilmesidir. Do­layısıyla yaşam diyalektiğinin iki öğesi olan kadın ve erkek birbirlerine karşıt değil, tam tersine, hayatın üretilmesinin tümleşikleridir. Gerçek­te, kadın ve erkeğin kolektif yaşamlarına karşıt olan, onların emeklerini ve alınterlerini barbarca sömüren, gözyaşlarına ve gittikçe artan sefa­letlerine neden olan sermaye düzenidir; burjuvazidir. İşte bu nedenle, tüm dünyanın emekçi kadınları, "feminist" söylemlerle sermaye karşı erkeklerle yanyana olan mücadelelerini sabote etmek isteyen güçlere asla prim tanımazlar. Ve sırf bundan dolayıdır ki, ABD dahil tüm ülke­lerde, kadının bu bilince erişmesinin önünü tıkamak için onu eğitme­mek, bilgisizliğe ve sisteme tutsak kılmak istenir. Eğitim almışları da "feminist" alana yönlendirilmeye çalışılır, özendirilir. Doğal yaşam diya­lektiği ve emek sürecinde -özel ya da kamusal sermayenin ücretlen- dirmesi dışında- zaten eşit olan kadın ve erkeğin, "cinsel özgürlük" davranışlarıyla eşitlenmeleri gibi yapay ve belden aşağı devinimler ya­ratılır. Ama tüm dünyanın emekçi kadınları, ne bu tuzaklara düşmek­tedir ne de bu tuzaklara burjuvazi eliyle konulmuş peyniri kapıp kaç­maktan başka marifeti olmayan "feministleri benimsemektedir.

Ama ortada koskocaman bir gerçek de vardır. O da, kapitalist düze­nin kadın için çifte sömürü olduğudur. Bir yandan iş yerinde öte yan­dan evde. Ne ki, bir yandan giderek büyük sayıda kadının toplumsal çalışma alanına girip bilgilenmesi ve bilinçlenmesi, öte yandan malî- sermaye egemenliğinde yoğun işsizliğin ortaya çıkması, burjuvaziyi
yeni dümenler tezgâhlamaya itmiştir. Günümüzde, kimi yeni "feminist" akımlar, kadının evine dönmesini ve çifte sömürüden kurtulup yaşamı erkeğin omuzlarına yüklemesini önermeye başlamışlardır. Katolik ve İslâmî kimi kadın hareketleri türemiş, bunlar da "kadının yuvaya dön­mesini" istemeye başlamışlardır. Bunların ortak noktası, refah döne­minde yoğun el emeğine gereksinme duyan ve kadını düşük ücretle istihdam eden kapitalizmin, bugün vardığı noktaya yarattığı yoğun iş­sizlik karşısında kadını emek alanından geri çekmek üzere burjuvazi tarafından beslenen akımlar olmalarıdır.

Tüm dünyanın emekçi kadınlarının bir 8 Mart gününde daha birlikte seslendirdikleri istemler ise "Kanun önünde ve politik hayatta kadın ve erkeğin toplumsal eşitliği, evlilik hukuku ve aile yasalarında kökten de­ğişim, anneliğin sosyal bir işlev olarak tanınması, çocuklara verilecek eğitim ve bakımın toplum tarafından yüklenilmesi, kadını esir yapan gelenek ve ideolojilere karşı savaş "lir. Jean Freville'in sözleriyle de, "Zamanımızın ilkeleri bunlardır ve bu ilkeler halkların sosyalizme doğru yürüdüğü her yerde törelere ve hayata girmişlerdir."

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.