10 Eylül 1920-10 Eylül 2006 I.Tüm Türkiye Komünistleri Kongresi (I.TTKK)'inden II.Tüm Türkiye Komünistleri Kongresi (II. TTKK)'ine

Sorun Polemik

Türkiye Komünist Partisi (TKP) 10 Eylül 1920'de Bakû'de topla­nan I.Doğu Halkları Kurultayı'nın ardından I.Tüm Türkiye Komünist­leri Kongresi (I.TTKK)'ni gerçekleştirerek kuruldu.

TKP'nin I.TTKK'yı gerçekleştirmeden önce Anadolu topraklarında bulunan ve faaliyetlerini grup, çevre ve örgüt olarak ifade eden tüm komünistleri bünyesine katmak için harekete geçti.

İlk TKP Kurucu Komitesi 14 Temmuz 1919'da şu yedi kişiden oluş­muştur: Mustafa Suphi, Maksut Ekşi, Kadir Erzurumlu, Osman Topçuoğlu, Murat Sarı, Mustafa Börklüce ve Ali Rıza Keskin (ibrahim Sırrı Topçuoğiu, Neden 2 Sosyalist Parti 1946, 3.Kitap, s.9 ve 60, Kendi Yayını, 1977).

TKP (TKF), 10 Eylül 1920'de Bakû'de toplanan I.Kongre ile kuru­lurken Parti Başkanlığına Mustafa Suphi, Sekreterliğine de Ethem Ne­jat seçildiler. TKP, Anadolu ve İstanbul'daki devrimci grupların Mark- sizim-Leninizim ve proletarya enternasyonalizmi temelinde birleştiril­mesiyle oluşturuldu. Parti kısa zaman sonra, 1922'de Mustafa Kemal rejimi tarafından "yasadışı" ilan edildi.

Sınıflı toplumlarda oluşturulan tüm KP'ler gibi Kızıl Ordu'su ile bir­likte kurulan TKP'nin en ileri kadroları sistemin baskı ve katliamlarına hedef oldu. 15'ler Karadeniz'de hunharca katledildiler.

TKP'nin oluşumu, Komünist Enternasyonal'in emriyle bir günde gerçekleşmiş bir olay değildir. Osmanlı Devleti'nin çözülme süreci, I. Emperyalist Paylaşım Savaşı, Ekim Devrimi ve sonrası iç savaş, Ana­dolu, Trakya, Mezopotamya'daki emperyalist işgale karşı kalkışmala­rın atmosferinde şekillenmiştir. TKP, yaklaşık olarak 1,5 yıllık bir hazır­lık çalışmasının sonucunda kuruluş aşamasına gelmiştir. Osmanlının çözülüş sonrasında iktidara en yakın alternatif olarak kendisini hazırla­yan, proleter devrimci strateji ve taktik izleyen, proleter devrim ve ikti­dar perspektifi olan, ne yaptığını bilen bir Parti'dir TKP.

TKP'nin bu nitelikleri İngiliz emperyalizminin, Osmanlı yönetiminin- Mustafa Kemal Hareketi'nin-İttihat ve Terakki kadrolarının dikkatlerini çekmiştir. TKP, ittifak halindeki bu güçlerin temel düşmanı, boy hedefi durumuna gelmiş ve TKP'nin tasfiye edilmesine karar verilmiştir. Bu tasfiye, Mustafa Kemal Hareketi-İttihat ve Terakki kadrolarının eliyle Erzurum-Trabzon komplosuyla gerçekleştirilmiştir.

Yapılan bu tasfiye hareketi ile sadece iktidara en yakın olan iktidar alternatifi TKP'yi ortadan kaldırmadı. Aynı zamanda Türk ve müslüman coğrafyada yaşayan Doğu halklarına devrimci gelişmenin yolunu açabi­lecek; müslüman Doğu halklarının Lenin'i olabilecek kapasitedeki "Do­ğunun Lenin'i" Proleter Devrimci Mustafa Suphi ve Yoldaşlar'ını da hun­harca katlederek ortadan kaldırılmıştır. Doğu'daki devrimci gelişmenin önü alındığından, Mustafa Kemal Hareketi'nin iktidar adaylığına onay verilmiş; diğer iktidar alternatifleri de (İslâm ve Kürtler) tasfiye edilmiştir.

TKP'nin 28 Ocak 1921'de katledilen Kadrolarının listesi:

  1. Samsun'un Hançerli Mahallesi'nden Mustafa Suphi
  2. Üsküdar'ın Ahmet Çelebi Mahallesi'nden Ethem Nejat (izmir Maarif Sadr-ı Sabıkı)
  3. Erzincanlı Aşçıoğlu Bahaeddin (muallim)
  4. Uşak'ın Hacı Hüseyin Mahallesi'nden Kâzım Hulusi
  5. Sürmene'nin Asu Kariyesi'nden Kıralioğlu Maksut
  6. Cihangirli Hilmioğlu (ismail) Hakkı (doktor)
  7. Van'ın Erciş Kazası'ndan Ahmetoğlu Hayrettin (nefer)
  8. Bandırma'nın Manyas Nahiyesi'nden Hakkı bin Ahmet Ali (Topçu yüzbaşısı), (ismail Hakkı)
  9. istanbullu Emin Şefik (mühendis)
  10. Kadıköylü Teyfik bin Ahmet (tayyare yüzbaşısı), (Süleyman Tevfik)
  11. Manisalı Kâzım bin Ali (ihtiyat zabiti)
  12. Erzincan'ın Akdağ Kariyesi'nden Hatipoğlu Mehmet
  13. izmir'in Tilkilik Mahallesi'nden Hacı Mustafaoğlu Mehmet
  14. Kandıralı Cemil Nazmi bin ibrahim
  15. Maria (Meryem) (M.Suphi'nin eşi)

TKP Türkiye'nin en eski partisidir. Marksist-Leninist ilkelere, Ko­münist Enternasyonale bağlıdır. Dönemin en tutarlı program ve tüzü­ğüne sahiptir. Günümüzde amaç, TKP'yi en genç ve canlı bir araç ola­rak pratikte yeniden üretmektir.

"TKP'nin ardılı" iddiasında olan örgütlenmeler ne yazık Devrimci ve Marksist teori-pratiğin gerisine düşmüş, SSCB'nin saygınlığını sö­mürmüş, "sığınık" kimlikleriyle coğrafyamızdaki bu ilk partileşme giri­şimini daha ileri basamaklara taşıyamamıştır. TKP'nin tarihi âdeta bir tasfiyecilik tarihidir. TKP'deki sağ teslimiyetçi merkez oportünist akım ve kadroları sürekli biçimde devrimci kanadı tasfiye edegelmiştir. Bu işleyiş iradî müdahalelerle ters çevrilmelidir.

TKP'nin tarihsel devrimci birikimleriyle geleneklerini sosyal meşru­iyet ve devrimci yasallık ölçülerinde temsil eden bir partileşme günü­müzde ne yazık ki yoktur.

TKP'nin isim ve sıfatlarını keyfi, kendiliğinden, tekelci-tekkeci ve ikâmeci anlayışlarla sömüren onlarca örgüt kurulmuştur. Yaratılan bu "fiilî durum"lar işçi sınıfı hareketine, sosyalist harekete, ilerici gençlik hareketine, Kürt ulusal hareketine ve sosyal muhalefet dinamiklerinin yeni nitelikler kazanmasına çok büyük darbeler vurarak zarar vermiştir.

Bu türden tasfiyeci "TKP"ler işçi sınıfı hareketi ile sosyalist hareke­timizi buluşturup bütünleştirerek TKP olabilme başarısını göstereme­miş örgütlerdir. Sol'un bu düzeyde bölünüp parçalanışında rol alanlar, sınıf uzlaşmacı, hizipçi ve devrimci hizayı bozan örgüttürler, PARTİ değildirler.

Örgüt ile PARTİ'nin ne demek olduğunun ayırdında olan Kadrolar, toplumdaki bu siyasal eksikliğin giderilmesi için çok yönlü çaba içindedir. Komünizm tüccarlığı yapan tüm "resmî" anlayışlar mutlaka aşılacaktır.

Komünistler, bir yandan sistemin bu alandaki baskı ve terörünü aşmaya, diğer yandan komünist geçinen "resmî'leri açığa vurmak için mücadele etmektedir.

Bu türden örgütlerin izolasyonu bugün eskisinden daha fazla bir önem kazanmıştır. Çünkü burjuvazi hızla tahkimatını yapmaktadır.

TKP, binbir çeşit idealizasyon ve mistifikasyon yöntemleriyle değil, Devrimci ve Marksist Kadrolarla gerçekleştirilmesi şart olan çeşitli istişarî toplantı, konferans, kurultay ve nihayetinde Kongre yöntemiyle oluşturulmalıdır. Oluşturulacaktır!

Türkiye hızla bir "kriz" ortamına girmektedir. Sıcak mücadele or­tamlarında, komünistlerin de hızla bir karar ortamına girmesi gerekiyor.

Gezegenimizdeki siyasal altüst oluşlar, emperyalizmin-kapitaliz- min bütün insanlığa barbarca saldırısı, sınıflar mücadelesinin giderek keskinleşmesi, Komünist Enternasyonal'in temel ilkeleri ve devrimci gelenekleri uzantısında hızla örgütlenmeyi koşullamaktadır.

Birey, grup, çevre ve örgüt düzeyinde seyreden komünist iddialı örgütler ve kümelenmeler bu türden duruşlarıyla işlevsiz bir konuma itilmiştir. Dar grup çağını terkedip Devrimci ve Marksist Kadroları mer­kezî bir disipline -otoriteye- getirmek günümüzün en hayatî ve can alıcı bir sorunudur.

"Komünistlerin Birliği" bizatihi komünistlerin gerçekten komünist olması demektir. Birlik yolundaki tüm birimleri kucaklamak zorundayız. Aynı zamanda; haklı talepleriyle öne çıkan sosyal muhalefet dinamik­lerinin içinde olmalıyız ve desteklemeliyiz.

"Komünistlerin Birliği"ni gerçekleştirememiş örgüt yapıları burjuva­zinin rahatlıkla uygulayageldiği baskı ve terörü geriletemez. Ne "tutarlı bir demokrasi mücadelesini" gerçekleştirebilir, ne de "tutarlı bir iktidar- siyasal ve sosyal devrim mücadelesini" hedefine taşıyabilir.

Dergîmizin hemen her sayısında ısrarlı biçimde gündemde tuttu­ğumuz II.Tüm Türkiye Komünistleri Kongresi (II.TTKK) yöntemi bo­şuna telaffuz edilmemektedir.

10 Eylül 1920'lerde gerçekleştirilmiş olan I.TTKK yönteminden esinlenerek II.TTKK'yı gerçekleştirmemizin önündeki engel nedir?

Devrimci ve Marksist Kadroların yaratıcı-diyaloglara girmesi, de­neyim aktarımında bulunması, birbirinden öğrenmesi ve yanyana yü­rümesinin önündeki engel nedir?

Kolektif aklın, bilincin ve eylemin örgütlenmesini hangi güç engel­leyebilir?

"Devrimci OtururrT'lar düzenlemek ve sonuçlarına katlanmak, de­mokratik tartışma ve ikna yöntemleri ile kolektif hareket etmek, PARTİ normlarını sürekli işletip temiz tutmak, sosyalist demokrasiyi bizzat ya­şayarak uygulamak dururken komünistler hangi bilimsel ve inandırıcı gerekçelerle farklı formasyonlarda durmaktadır? İşçi sınıfı hareketi, sosyalist hareket, ilerici gençlik hareketi, Kürt ulusal hareketi binbir baskı ve kuşatma altındadır. Devrimci potansiyelin enerjiye çevrilmesi, sosyal muhalefet dinamiklerinin yeni nitelikler kazanması ve uyumlandırılması II.TTKK'nın oluşturulmasına bağlıdır.

II.TTKK'nın gerçekleştirilmesi, ile birleşik, güçlü, donanımlı ve gü­venilir partileşmelerin önünü de açacaktır. Türkiye'nin gündemini de­ğiştirecek, işçi sınıfı ve emekçi halkların talep ve ihtiyaçlarının ciddiye alınmasını sağlayacaktır. Hâkim gerici sınıfların dişine uygun sol par­selasyonların önünü kesecektir. TKP adına yapılan binbir spekülas­yon, tevatür ve sömürünün kökünü kurutacaktır. "Resmî" işçi ve komü­nist örgütlerin yaptığı toplumsal tahribatı izole edecektir. "Örgütler anarşisi"ne dönüşmüş cenahımızın sorunlarını rayına oturtacaktır.

10 Eylül 1920'nin Devrimci ve Marksist geleneğini çeşitli demago­jik militanlık gösterileriyle, mekanist hotzotçulukla ya da hamasetle anıp, ucuz yöntemlere iltifat ederek gündeme getiremeyiz.

10 Eyİül 1920'nin 86.yılının öğrettiği en önemli ders: II.TTKK'nın oluşturulması görevidir. Bu tarihsel görevin dışında bulunan ve hâlâ "kendi amentüsünü okuyan" duruşlar sisteme "kalp ilacı" olmak dışın­da bir işlevi yerine getirmeyecektir. Günümüzde hatırlamak dahi iste­mediğimiz ilginç örnekleriyle de getirememiştir.

Tarihî TKP'nin tasfiyesi ile TKP Geleneği ve Devrimci-Enternasyo- nalist-Bolşevik Ruhu da ortadan kaldırılmak istenmiştir. Geleneğimizin uzantıları, ne yazık ki bugünde zayıftır. Komünistlerin birinci görevi, TKP'nin Geleneğini ve şavaşcı Komünist Ruhunu günümüz gerçekli­ğinde yeniden üretip ayağa kaldırmak ve burjuvazinin "korkulu rüyası" haline getirmektir.

10 Eylül'ü, anma gününün ötesinde anlamak demek; Mustafa Suphi ve Yoldaşları'nın açtığı Yol (I.TTKK) ve çıkarılacak dersler ışı­ğında, II. TTKK'yı gerçekleştirmek, İşçi Sınıfı Partisini hem Enternas­yonal düzlemde, hem de seksiyon (TKP) düzleminde oluşturmak; 10 Eylül Geleneğinin devrimci özüne sahip çıkmak demektir.

Görev, sosyalizm-komünizm aşkına hamasi nutuklar çekmek de­ğil, hayatı sahiplenecek biricik örgütlenmeyi yani II. TTKK'yı gerçekleş­tirmektir.

Yüreğinde, beyninde ve yaşantısında bu eksikliği hisseden Tüm Türkiyeli Komünistleri görev başına çağırıyoruz.

II.TTKK yöntemi, Devrimci ve Marksist Kadroların sınanma, ay­rışma ve bütünleşmesidir. "Komünistlerin Birliği" "zıtların birliği"dir.

Kolektifimiz in varoluş nedeni ve gündemi bu konuya odaklıdır. II.TTKK yöntemi dışında "Komünistlerin Birliği"nin gerçekleşeceğinin hiç bir inandırıcı işareti yoktur.

  1. I.  TTKK'yı gerçekleştirerek Tarihî TKP'yi oluşturan Kadroların onurlu anısına ebedî selâm ve saygı...

"Resmî" sahte ve naylon örgüt kurup TKP çağrışımı yapan avantüryelere binlerce lanet...

  1. II.   TTKK yöntemini yüreğinde, bilincinde hissedip davranan Kadro­lara da merhaba!..
SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.