Dergimize Yöneltilen Eleştiriler Üzerine

Sorun Polemik

Eleştiri: 15/16 Haziran Hareketi ile ilgili Almanya'da çağrılı olarak katıldığınız 2006 yılı haziran ayındaki etkinlikleri ve yankılarını izledik. Kolektifinize yapılan bu çağrıyı yeterince değerlendiremediğinizi gör­dük. Konuşmacıları aynı karede bütünlük içinde değillerdi. Sırrı Öztürk, Vahit Tulis ve Nihat Varol ayrı ayrı şeyler söylediler. 15/16 Haziran'ın örgütlenmesinde, eylemde, mahkemelerde, hapishanelerde Proleter Devrimci bir tavır sergileyen Sırrı Öztürk'ün (SÖ) çizmeye çalıştığı çer­çeve Vahit Tulis (VT) ve Nihat Varol (NV) tarafından âdeta provoke edildi. Gerek Hamburg Radyosunda, gerek Kolektifinizi çağıran sınıf ve tarih bilinçli işçilerin düzenlemiş olduğu panel-söyleşide ve ayrıca SU tv'deki programlarda konuşmacılar arasındaki bariz çelişki; 15/16 Hazi­ran Hareketi hakkında büyük bir beklenti içindeki işçileri, sendikacıları, sosyalist aydınları tatmin etmek bir yana, giderek âdeta skandala dö­nüştü.

SU tv'nin sunucusu konuşmacılar arasındaki bariz farklılık ve çe­lişkiyi yakaladı. Ve ÖDP çizgisindeki konumu gereği bu çelişkiyi kullan­dı. VT "komünist ajitasyon" dışında bir şey söylemedi. Kendisine yönel­tilen soruların cevabını SÖ'ye havale etti(!). Sorun Kolektifi'nin günde­minde tutulan "Komünistlerin Birliği" gibi hayatî bir sorun karşısında âdeta bocaladı. Hareketin kolektif örgütlülüğünü öne çıkarması gere­kirken, kendisinden söz etti. VT düzenlenen etkinliklere yeterince hazır­lanmamıştı. Oysa bu süreci yaşamış biri olarak daha hazırlıklı ve do­nanımlı olması kendisinden beklenirdi.

NV ise, bilgi birikimi, bilinç ve donanımı itibariyle bu etkinliklere ka­tılmamalıydı. Salt işçi sınıfından gelmek yetmiyor. Hele 15/16 Haziran gibi bir konuda söz söyleme yetkisini kendisinde görüp de ÖDP'li su­nucunun liberal ve reformist çizgisinin yönlendirmeleri karşısında tuza­ğa düşmesi bir komediydi. SU tv sunucusu İtalyan patentli "Zeytin Dalı" projesini Türkiye'de de gerçekleştirmek isteyen bir "proje"nin taraftarıy­dı. Bütün konuşmacılara bunu empoze etmeye çalıştı. Yalnızca SÖ bu tuzağa düşmedi. "Komünistlerin Birliği" gibi devrimci ve Marksist Kad­roların gündemindeki yakıcı bir sorunu sık sık telaffuz etmeye çalıştı. Sunucu ise, SÖ'nün sözünü sık sık kesip VT ile NV'ye söz vererek, on­ların da katkısıyla(l) "Komünistlerin Birliği" söyleminin hangi manaya geldiğinin kitlelerce kavranmasına meydan vermedi.

Elbette ve doğallıkla Devrimci ve Marksist Kadrolar radyo ve tv'lerde özgürlüklerini şu aşamada kullanamazlardı Komünistlere, mü­cadelenin ateşinden gelenlere mikrofon uzatmak öyle kolay değildi. Bu açıdan Kolektifinizi eleştirmiyoruz. Fakat ilk defa pasaport alabilen, ilk defa uçağa binen ve ilk defa radyo ve tv'de konuşma imkân ve fırsatını yakalayanlar olarak bu araçları daha yetkin kullanabilirdiniz. SU tv'nin sizlere ayırdığını daha önceden duyurduğu iki saatlik süreyi yarım saat kesmesi de çok ilginç bir olaydı. SÖ'nün uygun bir üslup ve yöntemle çizmeye çalıştığı BİRLİKÇİ söylemi SU tv'nin ve sunucusunun siyasî çizgisi ile uyuşmuyordu. Bu yüzden SÖ Komünistlerin sosyal muhalefet dinamiklerine önderlik etmesi ve ileri unsurları, hareketlendirip seferber etmesi gibi sorunları gündeme getiremedi. Sözü ve süresi kesildi. 15/16 Haziran konulu bir programa katılan VT ile NV ise, SÖ'nün çizdi­ği tabloya katkı sunmak bir yana, O'nun yapmaya çalıştığının üstünün küllenmesine yardımcı oluşları gözlerden kaçmadı

Sözün özü: Komünistlerin kendilerini özgürce ifade edebileceği bağımsız bir radyo ve tv'den, ayrıca günlük bir gazeteden yoksun oluş­ları henüz demokrat dahi olamayan kimi araçlar tarafından kendi amaçları doğrultusunda kullanılabilmektedir. Bu durumda Komünistle­rin de bu araçları yerinde ve tutarlı biçimlerde kullanmaları açısından, gerek konuşmacıların seçimi, gerekse hazırlıklı olması hususunda da­ha özenli hareket etmesi beklenir.

Cevap: Eleştiri ve önerilerinizi Kolektifimiz de kendi içinde ayrıntılı değerlendirmiş, bu etkinliklerden edindiğimiz sonuçlarla çıkardığımız dersleri tartışmıştır. Yalnızca sizlerden değil, pek çok birey ve çevre­lerden de benzer nitelikte eleştiriler aldık. Kolektifimizin 15/16 Haziran hakkındaki görüşlerini Sırrı Öztürk yetkili olarak temsil etmeye çalış­mıştır. Bir dahaki sefer hem konuşmacıların seçimi, hem de hazırlıklı olma açılarından daha donanımlı olmaya özen gösterilecektir. Konu hakkındaki bilinciniz ve duyarlılığınız için sizi kutlar ve teşekkür ederiz.

Eleştiri: Derginizde çok çeşitli eğilimlerden imzalar yer alıyor. Daha önce yer alan bazı imzalara da daha sonra yer verilmiyor. Ne­den?

Cevap: SORUN Polemik'irı ilk sayısında bu sorunuzun cevabını vermiştik, Dergimizde Yayın Kurulu'nun imzalı yazıları dışında yarın birlikte yürüyeceğimiz "yol arkadaşları" ile "yoldaş" olmayı özlediğimiz bizim insanlarımızın imzalarına da yer verilmesi Kolektifimizin süzge­cinden geçirdiği bilinçli bir tavırdır. Günümüz şartlarında 'sosyalist de- mokrasi'yi içimize sindirmemiz gerekiyor. Bu türden bir yayın politikası­nın hangi manaya geldiğini donanımlı insanlarımız anlamakta gecikmi­yor, yayın politikamızın doğruluğuna inanıyoruz. Hayat ve mücadele de bunu doğrulamaktadır.

Kimi imzaların sürekli yer almayışının nedenlerini ise ait olduğu imzalardan sormanız gerekir. Özel hayatı, işi, üretimi ve donanımıyla bütünlük içindeki Devrimci ve Marksist Kadrolar Dergide rahatlıkla yer almaktadır. İlişkilerimizi temiz ve ilkeli tutamayanlar ise, bu aracı kulla­namamaktadır. Kolektifimizde iş ve emek sevgisi ile özveri ve çalış­kanlık öne çıkmaktadır. Proleter Devrimcilerin elindeki bu aracı benlik egosunu tatmin ve kariyerizm açısından bir "atlama tahtası" olarak gö­renler zaman zaman ve doğallıkla çıkmışlardır. Fakat bu gibilerinin ni­yetleri hiçbir zaman Kolektifimiz de vücut bulmamıştır.

Eleştiri: Bir yılı aşkın bir zamandır gündeme taşıdığınız İşçi-Kitle Gazetesi ve bu konuyu içeren Çağrı Broşüründen sonra, anılan gazete etkinliği gerçekleşmedi. Niçin?

Cevap: Gerek Dergimizde, gerekse çeşitli telif çalışmalarımızda Devrimci ve Marksist Kadroların bilincine ve yüreğine hitap eden yazı­larımızda gündeme taşıdığımız bütün önerilerin arkasındayız. Geri adım atılması bir yana, önerilerimizin ne derece hayatî ve önemli oldu­ğunu hayat ve mücadele doğrulamaktadır. Sorumluluklarımızı tartarak gündeme getirdiğimiz İşçi-Kitle Gazetesi projesini dillendirdiğimizden bu yana hemen hemen bütün siyasî sol eğilimler birer "işçi gazetesi" çıkarma ihtiyacını duydu(!) Sol cenahta hâkim olan "benim partim, be­nim gazetem, benim internetim, benim kültür merkezim, benim sendi­kam, benim kitle örgütüm, benim yayınevim, benim radyom, benim te­levizyonum, vs." gibi burjuva mülkiyetini andıran anlayışına yeni bir halka eklememek için İşçi-Kitle Gazetesi projemizi şu aşamada gün­deme getirmiyoruz. Kolektifimiz çalışanları "ben" egosunu yıkıp, "biz" ve "bizim" denilmesini bilince taşımaktadır. Hâkim gerici sınıfların, fa­şizmin her geçen gün kaba güce ve zora rahatça başvurduğu bir düze­neği tersyüz etmek için "biz" ve "bizim" diyerek kolları sıvamayı daha doğru buluyoruz. Kaldı ki, burjuvazi de cenahımıza karşı birlikte hare­ket edecek düzeyde tarih ve sınıf bilinci ile kaba güce ve zora başvuru­yor. Kolektif aklı, bilinci ve eylemi örebilmenin yolu da "biz" ve "bizim" diyebilmekten geçiyor. Birlikte iş yapmayı, birlikte yürümeyi, deneyim aktarımında bulunmayı ve de paylaşmayı gündemine alamayan bir sol asla SOL değildir. İşçi-Kitle Gazetesi projesi, işçi sınıfının kendi dava­sına sahip çıkacağı, kendisinin yazacağı, dağıtacağı, örgütleyeceği araçlardan biridir. Kolektifimiz, maddî-manevî destek ve katkısıyla bu önemli aracın yalnızca ateşleyicisidir. Gereken hazırlık yapılmıştır. Sıra birlikte iş yapılmasına kalmıştır.

Gündeme getirdiğimiz bu önemli konu birilerini de öylesine hare- ketlendirmiştir ki, her siyasî sol eğilim "dergi platformu" ya da "platform" arayışlarından sonra hızla ve âdeta "Allah söylettirmişçesine" kendi "iş­çi gazetesi"ni çıkarmaya yönelmiştir! Hatta önemli bir örgütlenme olan "İlerici Gençlik Sendikası" girişiminde dahi "benim gençlik sendikam" anlayışı kolektif adımların atılmasını içerden darbelemiştir. Bu "atak" da yetmemiş şimdi ise herkes kendi "işçi kurultayını örgütlemeye yönel­miştir. SORUN Polemik in gündemi bellidir. Açılan "ben" merkezli an­layışlardan ve "grup partisi" (örgütü olarak da okunmalıdır) anlayışları dışında tartışmaya ve eleştirel katkıya açık ve muhtaç tezlerimizin sen­teze kavuşturulmasının kavgasını vermektedir. Birileriyle asla yarışmı­yoruz. Parti olmadığı halde parti imiş gibi davranan eğilimlerle mücade­le ediyoruz. Bilimsel Komünizm ve Marksizmin yorumu, -özümlenmesi- ve pratikte yeniden üretimi denildiğinde, bundan "Komünistlerin Birli- ği"ni gündeme getirmeyi anlıyoruz. Bu yöntemin Devrimci ve Marksist Kadroları II. Tüm Türkiye Komünistleri Kongresi (II. TTKK)'ne taşı­yabilmesi için çeşitli istişari toplantı, konferans, kurultay, vb. etkinlikleri düzenlemeyi doğru buluyoruz. Bunun gerçekleşebilmesi yolunda ve de bu tarihi görevi üstlenmeye aday yoldaşlarımızla II. TTKK'yı örgütle­meye aday çeşitli Kurum'\ar\n işbaşı yapmasını arzuluyoruz. Yalnızca arzulamıyor, bunun iklim ve altyapısını oluşturabilecek etkinliklerden geri durmuyoruz. Elbette "inşa", "oluşturma" "iklim ve altyapı" diye diye ebediyete kadar tren yolu misali birleşmeyen yollar gibi yürüyecek de­ğiliz. Bir yerde yapma fiili ile herkes-hepimiz yüzleşeceğiz. Görüş ve tezlerimiz sınanacaktır. İşçi-Kitle Gazetesi projemiz de, izahına çalıştı­ğımız araçların üretilmesinde rol alabilecektir. Mevcutların dışında bir işlevselliği olmasını düşündüğümüz için acele de etmiyoruz. "Bizim" denilmesini bilincinde tartıp, emek güçlerini buluşturmak durumunda olan yol arkadaşlarımızın katkısını bekliyoruz.

Böylelikle "grup partisi" anlayışlarını aşıp Sınıf Partisi bilincini gündemleştirmiş ve de merkezi, disiplinli Kurum ve /Araç'larımızı üret­miş olacağız.

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.