Sanat Cephesi VII. Kitle Örgütleri Koordinasyonu Toplantısına Katıldı
VII. Kitle Örgütleri Koordinasyonu Toplantısı 7-8 Nisan 2007'de İzmir'de gerçekleştirildi. İzmir'deki toplantıya, Güneşin Sofrası Kültür Merkezi ve Dayanışma Ağı'nin "Sanat Cephesi de toplantıya katılsın" önerisi üzerine, Sanat Cephesi olarak, iki temsilci ile katıldık. Toplantıda Sanat Cephesf ni Şair-Yazar Kemal Kök ile Şair-Yazar İsmail Hardal temsil etti. Sanat Cephesi temsilcileri, "Kültürel Yozlaşma" ve "Tecrit ve Sanat" konulu "Panel"e konuşmacı olarak katıldılar. Sanat Cep- hesi temsilcileri, panellerde Sanat Cephesi'nin görüşlerini dile getirdiler ve Sanat Cephesi Çağrı broşürünü panele katılan dinleyicilere dağıttılar.
Sanat Cephesi temsilcileri diğer panel ve etkinliklere de dinleyici- kurum temsilcileri olarak katıldılar. Kurum temsilcileri, dinleyici olarak katıldıkları panel ve etkinliklerde söz alıp, Sanat Cephesi'nin görüş ve önerilerini sundular.
Sanat Cephesi temsilcileri, "VII. Kitle Örgütleri Koordinasyonu Değerlendirme Toplantısı ve 8. Kitle Örgütleri Koordinasyonunun Planlanması" toplantısına katıldılar. Toplantıda şu değerlendirmede bulundular:
"Öncelikle toplantıda bulunanlara bir açıklama yapma gereğini duyuyoruz. İzmir'de 7. si gerçekleştirilen bu toplantıya biz ilk kez katılıyoruz. Bu toplantıya katılmamızı İstanbul'dan Güneşin Sofrası ve Dayanışma Ağı sağlamıştır. Bu iki kurum, bize toplantıya katılabilir misiniz? önerisi getirmiştir. Bizde bu öneriyi olumlu bulduk ve 3 panele konuşmacı olarak katılabileceğimizi bildirdik. Biz Koordinasyon adına herhangi bir katılım çağrısı almadık. Burada yapmış olduğumuz gözlemlerden de Koordinasyonun işleyişinin çerçevesinin belirsiz olduğu izlenimi edindik. Bu durum Koordinasyonun bir iç hukukunun olmadığını göstermektedir. Toplantıya katılan diğer bileşenlerin yapmış olduğu eleştiri ve önerilerde de hiç bir muhatabın ortaya çıkmaması, Koordinasyonun bir iç hukuka sahip olmadığını göstermektedir.
Bizler bu tür toplantıların 'toplantıya katılanların birbirlerini tanıma- anlama-karşılıklı olarak etkileşime girme sürecine hizmet edebileceği' düşüncesinden hareketle, amorf yürütülmesini doğru bulmuyoruz. Koordinasyonun çerçevesi çizilmiş, çalışma ve işleyişi belirlenmiş bir iç hukukunun olmasını gerekli ve zorunlu görüyoruz.
Sözünü ettiğimiz iç hukuk sorunu çözülürse, bizler Sanat Cephesi olarak bundan sonraki Koordinasyon toplantılarına ve etkinliklerine sürekli katılımcı oluruz. Hatta olanaklarımız oranında düzenleyiciler arasında da yer alabiliriz.
Sanat Cephesi, bilimi-sanatı-estetiği-politikayı bir bütün olarak ele aldığından; sanatın ve sanatçının örgütlenmesini çalışma alanı olarak belirlediğinden hareket ederek, Koordinasyonla etkinliklerinin çakıştığı oranda katılımını ve katkılarını sunacaktır.
Aynı anda birden fazla ve farklı mekânlarda etkinlik yapılması nedeniyle, etkinliklerin bir bölümüne katılamadık. Toplantıya temsili düzeyde katılımın olması, etkinliklerin hepsine katılımı engelliyor. Toplantılara katılımın sağlanabilmesi için temsili katılımın yanında kitlesel katılımında organize edilmesini gerekli kılıyor."
Dergi Dağıtım Kanallarını Tıkamış Piyasa Anarşisini Kırmak!...
SORUN Polemik Dergimiz, Emek güçlerini bilinç ve kararlılıkla buluşturup bütünleştiren Proletarya Devrimcileri tarafından üretilmekte ve dağıtılmaktadır. Dergimiz, yurtiçinde ve dışındaki insanlarımızın iş, emek sevgisi, çalışkanlığı, özverisi, paylaşımı ve dayanışmasıyla işlevsel olmaya çalışmaktadır. Başka bir umarımız da yoktur.
Okurlarımızı Dergimizin elden dağıtımına katkı sunmaya çağırıyoruz.
Bilindiği gibi Dergimizin eski sayılarını sitemize yüklüyoruz. Ancak bu durum Dergimizin kitapçılardan takibi ve istenmesi sonucu satın alınması sürecini olumsuz etkilemektedir.
Devrimci ve Marksist Dergilerin dağıtımı kapitalist piyasa anarşisi tarafından kuşatılmıştır. Onlar, doğal olarak pazar ilişkileri sonucu kârı düşünmektedir.
Ve ne yazıktır ki (!) Cenahımızın ürünleri "kâr"lı bir yatırım(!) alanı değildir.
Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla Cenahımız'ın Devrimci ve Marksist Dergileri kitapçı raflarında daha seyrek görülür olmuştur. Bu sorunun çözümü, bütün çevre, grup ve örgütleri düşünen bir dağıtım kanalının inşa edilmesi meselesine bağlıdır. Ancak Hareketimiz'in bugün ki dağınık ve parçalanmış konumu bu vizyonun önünü tıkamaktadır.
İnternetin yaygınlaşmasının hem olumlu hem de olumsuz tarafları vardır. Olumsuz taraflarından en önemlisi ise internette Devrimci ve Marksist Sol'u takip etme olanağı bulunmayan bizim insanlarımızın, dağıtım kanallarındaki kapitalist anarşi nedeniyle talepleri düşen Dergilerimize ulaşma olanağını yitirmesi eğilimidir.
Dergimizin üretiminde, dağıtımında karşılaştığımız sıkıntılar ve mali yükler nedeniyle son sayılarımızı internet sayfamıza koymamaya, Dergimiz in son sayılarını kitapçılardan ve Sol dergi satan yerlerden takip edilmesine, elden dağıtımına ve bu noktada internet ortamına ulaşma fırsatı olmayan bizim insanlarımızın da Dergimize ulaşabilmesi kanallarının tıkanmaması için okurlarımızı teşvik etmeye karar vermiş bulunuyoruz.
Bu konudaki hassasiyetimizi okurlarımızın anlayacağını düşünüyoruz. Bu kuşatmanın sadece Kolektifimize değil; bütün Devrimci ve Marksist Dergilerimize yönelik olduğunu belirtmek istiyoruz.
sorun Polemik
TOHUM KÜLTÜR MERKEZİ
İbrahim Kaypakkaya'nın katledilişinin 34. Yıldönümü'nü Kutlama Komitesine
Dostlar, Yoldaşlar,
Günümüzün Devrimci ve Marksist Karoları, hepimiz 10 Eylül 1920'de kurulan Tarihî TKP'nin "soy ağacf'ndan geliyoruz.
Hâkim resmî tarih anlayışı ve resmî ideolojinin (kemalizmin) kuşatmasında Mustafa Suphi ve Onbeşlerin katledilmesinden bugüne kadar burjuvazinin Devrimci ve Marksist Kadrolar üzerindeki baskı ve terörü artarak devam ediyor.
Denizler, Mahirler, İbrahimler Suphilerden bu yana katledilen bizim insanlarımızda. Canlarımızdır.
Onlar öldükleriyle kalmadılar. Devrimci ve Komünist ahlâklarıyla, militanlık ve direngenlikleriyle, coşku ve atılganlıklarıyla, bilinç ve kararlılıkla- rıyla çok önemli mesajlar verdiler.
Onlar Devrim, iktidar ve sosyalist kuruculuk mücadelesindeki devrimci halkalarımızda. Sınıflar mücadelesi tarih ve devrimci geleneklerimizdeki halkalarımızı günümüzde birleştirerek zincirin bütününü, bütün halkaları kavrayıp kucaklamak durumundayız,
Suphilerin, Kıvılcımlıların, Denizlerin, Mahirlerin ve İbrahimlerin o günkü koşullarda yakaladığı devrimci halkalarımızı bütünleştirip birleştirdiğimizde kendi sentezimizi de üretmiş olacağız.
İşçi sınıfı hareketi, sosyalist hareket, gençlik hareketi, kadın hareketi, "Kürt Ulusal Hareketi" ve Kızılbaş Alevi hareketi Devrimci ve Marksist Kadroların anlamlı ve ileri bir adım atmasıyla iki adım ileri sıçrayacaktır. Gelişme gösterecektir. Günümüzdeki "Laik-Şeriat" eksenli sahte ve suni gündemi değiştirmek, sosyal sınıf ve sosyolojik emekçi halk gerçekliği üzerine kurulu bir gündemi yaratmak bizim elimizdedir.
Türkiye'nin gündemini yarım saatte değiştirip-dönüştürmek bizim elimizdedir. Yeter ki anlamlı ve ileri bir adım atılmış olsun...
Faşizm tehlikesini önlemek bizim elimizdedir.
Komünistlerin Birliği davası ve ayrışıp bütünleşmesi hayat ve mücadelenin getirdiği bir sorundur.
Denizler, Mahirler, İbrahimler ölmedi. Onları doğaya teslim ettik. Onların bıraktığı devrimci ve dönüştürücü birikimler bu topraklarda yeniden yeşerecektir. Yeşermektedir.
Mücadelenin ateşinde bizden önce geçenlere binlerce selam ve ebedî saygı; canlarımıza kıyanlara da binlerce lanet!..
Sorun Yayınları Kolektifi ve SORUN Polemik Dergisi Yayın Kurulu Adına Sırrı Öztürk
