Komünistlerin Birliği Sorununa Yaklaşımlardaki Sorunlar Üzerine

İsa Gözaçtı

 

Türkiye coğrafyası üzerinde yaşayan komünistler, uzun süredir çok parçalı bir görünüm sunmaya devam etmektedirler.  Komünistlerin Birliği Sorunu dönem dönem gündeme getirilse de bir türlü Birlik sorunu çözülememekte, sürüncemeye bırakılmakta, hatta daha da ileriye götürülerek sulandırılmaktadır. Oysa böylesine hayatî ve ciddî bir sorun çözülemezse, çözümün muhatapları olan güçleri çözülmeye, çürümeye ve tasfiyeye doğru sürükleyecektir. Bunun bir çok işareti bu söylemi dillendiren gruplarda gözlemlenmektedir.

 

Sorun Krize mi Evriliyor?

Bilinen bir gerçektir; çözülemeyen sorun yeni sorunları tetiklemekte, sorunlar karmaşık hale gelmekte, karmaşık hal ise krize neden olmaktadır. Sorunun çözümü yerine, çözümsüzlüğün yol açtığı “krizi nasıl aşabiliriz?” türünde tartışmalara doğru yol alındığının işaretleri alınmaktadır. Bu durum sürecin iyice uzayacağını göstermektedir. Birlik sorunu sulandırıldığında, ipin ucu iyice kaçırılarak işi “Marksizm’in-Leninizm’in-Komünizmin” krizine kadar götürecek olan “kriz tellallarının” çoğalacağı durumu da komünistlerin sorumluluklarını artırmaktadır.

 

Bir Grup Kendisini Platform Olarak Sunabilir mi?

Çok parçalı bir görünüm sergileyen komünist iddialı grup, çevre ve örgütler Birlik için kendi önceliklerini-amaçlarını-ilkelerini sıralamaktadırlar. Birlik için bu öncelikler-amaçlar-ilkeler birlik görüşmelerinin ve tartışmalarının temel materyali haline getirilmektedir. Bu birlik materyali/materyalleri hazırlanırken Marksizm’in-Leninizm’in-Bolşevizm’in-Komünizmin temel ilkelerinin genel bir doğrusuna özel bir anlam yüklenmekte ve özel anlam bir ayrım noktası haline getirilmektedir. Bu ayrım noktası da -birer kırmızı çizgi olarak- birliğin merkezine konmaktadır. Kendisini tarifleyen merkezi de Birliğin Platformu olarak sunmaktadır. Oysa birlik için ön koşulun konulduğu ve bunun kabulünün istendiği bir merkezde platform ve birlik olmaz. Olsa olsa iltihak/katılım olur. Gruba katılım siyasî bir tercihtir. Siyasî tercihe saygı duyulur. Bunu platforma katılım olarak sunmak doğru değildir. Platform farklılıkları barındırır ve grupları varsayar. Oysa grubun önceliklerini-amaçlarını-ilkelerini kabullenmek aynılığı/aynılaşmayı varsayar. Bu durumda homojenleşmeden söz edilir. Olmayan platformun varmış gibi sunulması sadece grubun iç ajitasyonu için anlamlı olabilir. Ancak Komünistlerin Birliği için bir anlam ifade etmez. Çünkü gruba katılımla form da değişmemiştir, öncelikler-amaçlar-ilkeler de değişmemiştir.

 

Marksist-Leninist-Bolşevik Bütünlükten Kopuk

Ayrım Noktaları Çizmek Komünistlerin Birliğini Sağlayabilir mi?

Üzerinde yaşadığımız Türkiye coğrafyasındaki yaşanan deneyimlerden çıkarılacak derslere baktığımızda soruya olumlu yanıt veremiyoruz.

Komünistlerin Birliği’ni dillendirenlerin ve yıllardır kendini tekrar etmenin dışında, birlik yolunda çok ileri adım attıklarını söyleyemiyoruz. Özellikle kendilerini hareket, örgüt, platform olarak sunan çevreler, kendilerini tekrar etmekten sıkılmış olacaklarından, birlik söylemlerini değiştirerek doğrusal büyümenin kaygısıyla pragmatik yaklaşımlara yönelmektedirler. Bu çevrelerin teori ve pratik uygunlukları bulunmamaktadır. Komünistlerin Birliği’ni lafzen dillendiren grupların  en büyük açmazları, sosyalizmin 150 yıllık tarihsel deneyimini ve birikimini  üçer beşer yıllık döneme sıkıştırma, dönemi mutlaklaştırma/dondurma sığlıklarıdır. An(dönem) ile süreç arasındaki diyalektik ilişkiyi koparan bu türden anlayışlar, Marksizm-Leninizm-Bolşevizmin-Komünizmin öncelikleri-amaçları ve ilkelerine de seçmeci yaklaşarak, Marksizmin-Leninizmin-Bolşevizmin-Komünizmin bütünlüğünü bozmaktadırlar. Kimi gruplar Proletarya Enternasyonalizmi ilkesini bütünlükten kopararak, temel ayrım noktası olarak ele almakta, Birliğin merkezine sadece Komünist Enternasyonal’e üyeliğin 21 koşulunu ve ilk dört kongresinde alınan kararlarını, pratiğini referans olarak almaktadırlar. Âdeta Amerika’yı yeniden keşfeder edasıyla diğer gruplara tepeden bakmakta, trafik polisi gibi herkese yön göstermekte, bu sayede diğer gruplara birlik için basınç uyguladığını sanmaktadır. Yaklaşık olarak 20 yıldır yön göstermekten ve Bolşevizm dersleri vermekten o kadar yorulmuş olacaklar ki dinlenmek için Kürt ulusal dinamiğinin gölgesine sığınmayı tercih etmektedirler. Kendi duruşlarını teorize edenlere en yoğun eleştiri yöneltenler, şimdi kendi duruşlarını teorize eder duruma gelmişlerdir. Merkezci akımlara en büyük eleştiriyi yöneltenler, şimdi merkezci akıma doğru evrim geçirmektedirler. Bolşevizm söylem düzeyinde kaldığında, kuvveden fiile çıkarılamadığında Bolşevik geçinenleri ne duruma düşürdüğü, hepimize dersler verir niteliktedir.

Proletarya Enternasyonalizmi ilkesini kabul etmek, savunmak ve gereğini yapmak komünist olmanın zorunlu koşuludur. Bu ilkeyi kabul etmeyene komünist denir mi?

Aynı durum Komünistlerin Birliği için ön koşul olarak proletarya diktatörlüğünü ayrım noktası olarak ele alan gruplar için de geçerlidir. Paris Komünü, Sovyet Deneyimi üzerinden proletarya diktatörlüğüne vurgu yapmak, emperyalist kapitalizmden komünizme geçmek için anlamlıdır. Bu anlamlı vurgu Komünistlerin Birliği’nin merkezine konulacak unsurlardan en önemlilerinden bir tanesidir, ancak birliğin tek unsuru değildir.

Proletarya diktatörlüğünün Amerika’nın yeniden keşfedildiği gibi yeniden keşfedilmesi, öneminin yeniden farkına varılması (proletarya diktatörlüğü keşfedilmeseydi Paris Komünü ve Sovyet Deneyimi gerçekleştirilebilir miydi?), uygulamada yaşanan kırılmaların ve geçici yenilginin gündeme taşınması, çıkış hattı için arayışlar önemlidir. Bu arayışları önemsemek gerekir. Bu türden arayışların ve sadece proletarya diktatörlüğüne yapılan vurgunun “komünist politika” olarak lanse dilmesi doğru değildir.

 

Genel İlkelerden Bir Tanesi

Örgütün İlkesi Haline Getirilebilir mi?

Marksizmin-Leninizmin-Bolşevizmin-Komünizmin temel ilkelerinden bir tanesini merkeze alıp bunu kendi örgütünün, grubunun, hareketinin temel ilkesi haline getirmek doğru mudur? Kendi örgütünün, grubunun, hareketinin, grup partisinin ilkelerini de farklı formlarda duran komünist güçlerle ilişkilerinin temel ilkeleri haline getirmek, çok açık bir ikameciliği göstermez mi?

Örneğin proletarya enternasyonalizmi komünist örgütün/sınıf partisinin karakterlerinden bir tanesidir; hepsi değildir. Komünist örgütün/sınıf partisinin karakterlerini sadece proletarya enternasyonalizmi ile sınırlamak, her şeyi proletarya enternasyonalizmine eşitlemek anlamına gelir ki bu durum sektarizme kapıyı aralar. Üstelik bunun Komüntern’e üyelik koşulu ve ilk dört kongresi ile çerçevesini çizmek ultra-enternasyonalizme sapmaya yol açmaz mı?

Komünist Enternasyonal gibi bir örgütlenmenin günümüz dünyasında olmadığı halde, böyle bir örgütlenme varmış gibi hareket etmek, kendi grup örgütünü Komünist Enternasyonal gibi görmeye başlamak ve Komünist Enternasyonal’in yerine kendi grup örgütünü ikame etmek, ultra-enternasyonal indirgemecilik anlamına gelmez mi? Marksizm-Leninizm-Bolşevizm-Komünizmde “cin olmadan çarpmaya kalkışmak” gibi bir durumun adı bellidir. Aynı durum “Proletarya Diktatörlüğü”nü tek temel ayrım noktası alan gruplar için de geçerlidir.

 

Bir Grubun Önerisi

Kolektif Bir Öneriye Dönüştürülebilir mi?

Komünistlerin Birliği’ne gerek “Proletarya Enternasyonalizmi” ekseni üzerinden, gerekse “Proletarya Diktatörlüğü” ekseni üzerinden yaklaşan gruplar “bu ekseni kabul edersen birliğe evet” demektedirler. Bu türden birlik yaklaşımları, birlik muhataplarının hazırlık sürecini kolektif/örgütlü olarak işletememesi ortaklaşmayı sağlayamamakta, baştan dayatmacı bir tarza dönüşmekte, tek taraflı çerçeveler çizildiğinden birliği değil bölünmeyi ve ayrılığı tetiklemekte, hatta kemikleştirmektedir. Birlik için hazırlık örgütünün gerekliliğini sözde dillendirenler ne yazık ki geçici olması gereken örgütlenmeyi kalıcı hale getirerek, başlangıçta söylediklerinin çok uzağına savrulmaktadırlar.

Birlik konusu tek taraflı ele alınamayacak kadar hayatî bir konudur. Coğrafyamızdaki komünist birikimi kurumsal merkezi bir disipline kavuşturmak için, birlik bileşenlerinin hiçbir önkoşul ve dayatma olmaksızın hazırlık sürecini verimli işleterek, ortaklaşma zeminini genişleterek ve kurumsallaştırarak komünist program/tüzük, kadro, komünist politikanın üretilmesi gerekmektedir. Birliğin zeminini hazırlayan geçici komünist hazırlık örgütünden, kalıcı komünist partinin oluşturulması geleceğe havale edilerek ertelenecek bir görev değildir? Bir grubun komünist olup olmamasının en büyük ölçütü sadece grubun kendini komünist olarak tanımlamasıyla ele alınamaz. Komünizm kolektivizmle ilişkili bir durum olduğuna göre ancak kolektivizmle “komünist politikayı-komünist aklı/komünist bilinci/komünist eylemi” üretmek ve örgütlemekle sağlanabilir. Kendiliğinden kurulan ve bunu “Komünistlerin Birliği” diye sunmaya yeltenen ve “Dar grup tapınımını” dillendirenleri nasıl ciddiye alacağız? İşçi sınıfı ve emekçi halklarımızla organik ilişkisi olmayanlara nasıl “Komünist Kadro” muamelesi yapacağız?

Pratik örgütçü çabalardan kaçanlarla; tüm eylemini “dipsiz kuyu boş ambar” mantığı ile “gel tartışalım” işine indirgeyenlerle Komünistlerin Birliği sorunsalına nasıl çözüm yöntemi üreteceğiz?

Komünistlerin Birliği’ni savunmayana ve sosyal pratikte birliğin gereğini yapmayana komünist denmez! Birlik süreci öyle işletilmelidir ki bileşenlerinin içine sindirebildiği ve geriye düşüşe meydan vermeyecek kolektif tarzda olmak zorundadır. Kolektivizmin olmadığı yerde komünizm yeşermez.

Marksizm-Leninizm-Bolşevizmin-Komünizmin literatüründe bulunan (sınıflar, sınıflar savaşı, toplum, devlet, iktidar, siyaset, proletarya devrimi, kapitalist artı-değer sömürüsü,  milliyetler meselesi, emperyalist sömürgecilik, kapitalizmden komünizme geçiş, proletarya diktatörlüğü, grup-örgüt-birlik-parti dönemi, felsefe-ideoloji-bilim-politika-estetik-sanat-etik bütünlüğü, toplumsal eşitlik-toplumsal özgürlük-toplumsal kurtuluş, diyalektik ve tarihsel materyalist yöntem, tarz vs gibi) kimi kavramlara klasiklerde yüklenen anlam (teori) ile uygulama (pratik) değerlendirmelerinden çıkarılacak derslerin ışığında yapılan ve yapılacak olan yeniden üretimlerin hafızasının oluşturulması ve kuşaklar boyu miras aktarımının, sürekliliğinin sağlanması günümüzde komünistlerin en acil sorunudur. 

Komünist hareketin uluslararası ve coğrafi düzlemdeki yaşadığı yenilgiden çok yönlü dersler çıkarıp çıkış yolunun örgütlenmesi de Komünistlerin Birliği’nin gerçekleştirilmesini gerekli, zorunlu ve acil kılmaktadır.

 

Komünist Birliğin Altyapısı ve Uygun İkliminin Zemini

Kolektif Adımlarla Nasıl Hazırlanır?

Marksizm-Leninizm-Bolşevizmin-Komünizmin teori ve pratiğini söylemde dillendirip eylemde (teori-pratik birliğinde) çelişkiye düşülmesi, devrimci ve komünist sıfatını kullanan grupların en büyük açmazlarından biridir.

Emperyalist-kapitalizmle hesaplaşarak komünist bir dünya yaratmak gibi kaygılar taşıyan komünistlerin proletarya devrimi, proletarya enternasyonalizmi, proletarya diktatörlüğü, proletarya partisi gibi konuların yanı sıra aşağıda belirtilen konulara da dikkat etmeleri gereklidir:

a) Burjuva ideolojisinden ve burjuva ideolojisinin aldığı bütün türevlerinden kopuş sağlanmalıdır.

b) Burjuva tarih algısının resmî ve gayri resmî bütün biçimlerinden kopuş sağlanmalıdır.

c) Burjuva kültüründen, burjuva felsefesinden, burjuva estetiğinden, burjuva etiğinden, burjuva sanatından, burjuva politikasından kopuş sağlanmalıdır.

d) Tarihin ve sınıflı toplumun devindiricisi, itilimini sağlayan ana unsur toplumsal sınıfların savaşımıdır. Günümüz emperyalist-kapitalist toplumundan komünist topluma geçişi sağlayacak ana toplumsal sınıfı, devrimci proletarya sınıfıdır. Devrimci proletarya sınıfının bağımsız sınıf tavrının ortaya çıkarılmasını sağlayacak bilimsel-komünizmi temel almak zorunludur.

e) Komünist politikanın üretilmesinde ve bunun devrimci proletarya sınıfının elinde bir eylem kılavuzuna (pratik silahına) dönüştürülmesinde Marksizmin-Leninizmin-Bolşevizmin-Komünizmin bilimsel yöntemini (diyalektik ve tarihi materyalist yöntemi) temel almak zorunludur.

f) Sadece kapitalist toplumdan sınıfsız topluma geçiş deneyimleri yoktur. Kapitalizm öncesi sınıflı toplumlardan sınıfsız topluma geçmek için arayış ve yönelişlerin de sürekli olduğunu ve bu arayış ve yönelişlerin çeşitli deneyimler gerçekleştirdikleri dikkate almak zorunludur. Marksizm’in Avrupa merkezci ve ekonomist-aşamacı-merkezci yorumlarından beslenen anlayış ve akımlarıyla hesaplaşmadan sınıfsal gerçeklikle, tarihsel-toplumsal emekçi halk gerçekliği ilişki ve etkileşimini yerli yerine koyamayız. Üzerinde yaşadığımız coğrafya özelinde bu hesaplaşmada önemli veriler sunabileceğini düşündüğümüz Kızılbaşlık-Alevilik-Bektaşilik felsefesi, sınıfsız toplum tasarımı ve pratik deneyimleri (ocak-rızalık şehri), Paris Komünü ve Sovyet Deneyiminden çıkarılacak dersler konusunda da veriler sunacaktır.

g) Proletarya sınıfı, bağımsız bir sınıf olarak sınıf tavrını sergileyebilmesi için en ileri unsurlarının, sosyalist hareketin en ileri unsurlarıyla politik bir sınıf partisinde buluşup bütünleşmesi gerekiyor. Proletarya sınıfının ancak bu sayede parlamentarizmden, ekonomizmden, uvriyerizmden, demokratizmden, reformizmden koparak, kapitalist sistemin ve düzenin dışına çıkması, Devrimci Proletarya sınıfına dönüşmesi mümkün olur. Devrimci proletarya sınıfı sınıf partisinde örgütlenmeden emperyalist-kapitalizmden komünizme geçişin yolunun açılamayacağı gerçeğini görmek zorunludur.

h) Üzerinde yaşadığımız coğrafyadaki komünist güçler farklı farklı bölüklerde, farklı farklı formlarda ve çok parçalı durum sergilemektedirler. Âdeta gruplar çağı döneminin karmaşası ve perişanlığını yaşamaktadırlar. Komünist güçler gruplar çağı dönemini yaşamalarına rağmen, devrimci proletaryanın sınıf partisini oluşturabilecek nicel ve nitel birikime sahiptir. Bu birikim gruplar çağı dönemini “Komünistlerin Birliği’ni Kongre yöntemiyle” sağlayarak aşabilir. Şimdilik grup, çevre, hareket, örgüt, grup partisi formuyla hareket eden komünist güçler Hareketi Merkezileştirerek Sınıf Partisi formuna dönüştürmek durumundadırlar. Devrimci proletarya sınıfıyla bütünleşmesi gereken Sınıf Partisi formu, ancak komünist birikimin birliği sayesinde gerçekleştirilebilir. Mevcut verili durumda (gruplar çağı döneminde) her grup Komünistler Birliği’nin bütünsel sorunun bir parçasından tutmakta, bütünsel soruna ulaşacak ana halkayı yakalayamamakta, grup aracını amaçlaştırarak fasit bir dairenin içerisine girmekte, kendi kendine sınıf mücadelesi, devrimci mücadele verdiğini iddia etmektedir (sanmaktadır). Bu gruplar uzun yıllardır iddialarını tekrar etseler de ne yazık ki, ne Komünistlerin Birliği’ni sağlayabilmekteler ne de proletarya sınıfının ileri unsurlarıyla buluşup bütünleşebilmekteler. Buluşup bütünleşmek bir yana, proletarya sınıfının ileri unsurlarının kulaklarını kabartıp, dikkatlerini çekecek bir çekim merkezine bile dönüşememişlerdir. Nesnel gerçeklik, hiçbir öznel yorumu gerektirmeyecek biçimde bize bunu göstermektedir. Grupların devrimci duruşta ısrarcı oluşları, devrimci direngenlikleri saygı duymayı hak etse bile bu nitelikleri nesnel gerçekliği değiştirmemektedir.

ı) Grup fetişizmi ve kendi grubunu amaçlaştırma, tapınma kültürü gittikçe yaygınlık kazanmaktadır. Bu durumun oluşmasında gruplar arası diyalog ve etkileşim zemininin çok az olmasının yanında savunma refleksinin de önemli payı vardır. Bir grubun sadece kendi grup kültünü ve eylemini ön plana çıkarması, sendikal, sınıf, kitle eylemlerinden yalıtık olması, sermaye devletinin çok yönlü saldırıları karşısında, gittikçe manevra alanını ve manevra yeteneğini daraltmaktadır. Grubun etki ve manevra alanı daraldıkça kadro ve kitlesindeki moral çöküntü ve çözülmeyi artırmakta, kitlesini mobilize etme etkisi de zayıflamaktadır. Grupların güç birliğini, eylem birliğini, cephe birliği, seçim birliği, seçim-blok-çatı-kongre partisi gibi arayışlarına bir de bu yönden bakılmalıdır. Birlik lafının oldukça sık geçtiği günümüzde komünist güçler, Komünistlerin Birliği’ne yapılan vurguyu daha da sıkça yapmaları zorunludur. Gruplar çağı döneminde bazı gruplar örgüt fetişizminden, örgüt aracını amaçlaştırmalarından ve rekabetçi tutumlarından dolayı, bencil ve narsist bir tutumla kendi gruplarını “umut” olarak görmekte, bütün grupları ve kitleleri de kendi gruplarına katılarak umudu büyütmeye çağrısı yapmaktadırlar. Bu çağrılar yıllardır yapılmasına karşın bir karşılığını bulmamaktadır. Grupların teorik söylemleri ile pratik etkinlikleri arasında bütünlüklü bir birlik olmadığı bir yana, teori-pratikleri arasındaki uçurum giderek büyümektedir. Nesnel gerçekliğin basıncıyla birlik dışında denenen bütün grup pratikleri bir çözümsüzlüğün girdabına girmiştir. Bu girdaptan çıkış yolu olarak da çeşitli birlik arayışları dillendirilmektedir. Grupların kendi varlıklarını sürdürmeye endeksli olarak dillendirilen pragmatist birlik girişimleri, Komünistlerin Birliği perspektifinden oldukça uzak görünmektedir.  Komünist güçler birlik tartışmalarının yoğunlaşacağı bir ortamda, Komünistlerin Birliği perspektifini grupların gündemine taşımak zorundadırlar. Tartışmayı gündeme taşımak ve gruplar üzerinde birlik yönünde bir basınç oluşturabilmek için de komünist güçleri içinde barındıran, Sınıf Partisi’ni oluşturmak için geçici Komünist Hazırlık Örgütü’nü örgütlemeleri zorunludur. Gruplar çağı dönemi aşılmadan grup tapınımı ve grup kültürü de aşılamayacaktır. Gruplar çağı dönemi aşılmadan, bir coğrafyadaki Marksizmin-Leninizmin-Bolşevizmin-Komünizmin temsiliyet krizi çözülemeyecektir. Komünistlerin kongre yöntemiyle birliğinin sağlanması, temsiliyet krizinin aşılması için de zorunludur. Komünistlerin sosyal meşruiyeti ve devrimci yasallığı böylece belirlenir.

Komünist güçler Komünistlerin Birliği’ni Kongre yöntemiyle gerçekleştirip Sınıf Partisi’ni oluşturdukları zaman Komünist Programın/Komünist Siyasetin de güvencesini sağlayabilirler. Komünist siyasetin oluşturulması, nesnel gerçekliğe uygun sınıflar savaşımının bütün biçimlerine geçiş kapasitesini artırarak emperyalist-kapitalizmi yenme ve komünist topluma geçişin yolunun açılmasını sağlayacaktır. Devrimci proletarya ve komünistler birlikte Sınıf Partisi’ni kazanmadan geleceği kazanamazlar. Komünistlerin Birliği sorunu, aynı zamanda geleceği kazanma/emperyalist-kapitalizmden komünizme geçişin sorunudur da.

 

Üzerinde Yaşadığımız Coğrafya Üzerinde

Komünistlerin Birliği Sorunu Daha Çözülemedi

Yaşadığımız coğrafya özelinde Komünist Hareketin tarihine baktığımızda, sadece Tarihî TKP deneyiminin Komünistlerin Birliği’ni sağladığını görebiliyoruz. Tarihî TKP deneyimi dışında yaşanan birlik/ayrılık deneyimleri birbirlerine az çok benzeyen uluslararası komünist hareketin bölünmeleri ve kamplaşmaları ekseninde gerçekleşti. Sovyetler Birliği deneyimi taraftarlığını üstlenen gruplar arasındaki birlik, Çin-Arnavutluk deneyimi taraftarlığını üstlenen gruplar arasındaki birlik, Latin Amerika deneyimi taraftarlığını üstlenen vb. gruplar arasındaki birlik gibi birlikler, Komünistlerin Birliği sorununu çözmemiştir. Çünkü dünya komünist hareketinin uluslararası bölünmesinin basıncı etkisiyle aynıları yan yana getirmiştir. Bu yan yana gelişler güç ve eylem birlikleriyle sınırlı kalmıştır. Aynıların olduğu yerde birlik olmaz. Uluslararası komünist hareketteki bölünmeler üzerinden şekillenen yapay ayrımlar, dışsal bir etken olarak coğrafyadaki komünist birikimi kapsamadığından aşılamamıştır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyadaki komünist güçler birlik sorununu stratejik bir sorun değil, taktik bir sorun olarak görmüşlerdir. Birlik sorununu çözdüğünü iddia eden gruplar ise komünist güçlerin birliğini değil, kendi gruplarının komünist olarak gördüğü aynı anlayıştaki birkaç grubun birliğini sağlamıştır. Bu türden ilkesiz birlikler Komünistlerin Birliği yerine ikame edilemez.

Ayrıca Sosyalist Sistemin çözülmesi ve geçici yenilgisinin/tasfiyesinin sonucunda ortaya çıkan legalist/tasfiyeci/özgürlükçü yeni-sol/sosyalist grupların birlik deneyimleri ve günümüzde gündeme taşınan yeni seçim, çatı partisi/birlik/blok partisi/kongre hareketi için kongre girişimlerinin, Komünistlerin Birliği ile uzaktan yakından hiçbir ilişkisinin olmadığını da belirtmek durumundayız.

 

Komünist Politika Üretilemeden

Her Alanda Yeniden Üretim de Gerçekleştirilemez

Komünist politika üretilmeden, komünist kadro politikası, komünist eğitim politikası, komünist estetik politikası, komünist sanat politikası, komünist etik politikası, komünist kültür politikası, komünist bilim politikası, komünist felsefe politikası da üretilememektedir.

Komünist politikanın üretilmesinin yolu, Komünistlerin Birliği’nin Kongre yöntemiyle gerçekleştirilerek Sınıf Partisi’nin oluşturulmasından geçiyor. Komünistlerin Birliği’nin altyapısının ve ikliminin oluşturulmasını da pratikte geçici Komünist Hazırlık Örgütü sağlayabilir.

Kendisine Marksistim-Leninistim-Bolşevikim-Komünistim diyenler ya mevcut eski grup formunda kendini sürekli tekrar ya da yeni birlik formunda kendini sürekli yeniden üretir.

Komünistlerin Birliği için başka çıkış hattı varsa, onu da öğrenmeye hazırız.

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.