Kıvılcımlı Yoldaşı Kaybedişimizin 40. Yıldönümünde Ondan Öğrendiklerimiz ve Öğrenemediklerimiz…

Sırrı Öztürk

 

Dr. Hikmet Kıvılcımlı Tarihî TKP’mizin “Devrimci Kanadı” kimlik ve kişiliği ile Devrimci ve Marksist Sol Kadroların gündemindeki yerini korumaktadır. Burjuva resmî tarih anlayışı ile burjuva resmî ideolojisi Kemalizm’e bulaşmamış olan kadrolar onun bir ömür boyu üzerinde çalıştığı tezlerini ve tahlillerini Marksist Eleştiri süzgecinden geçirip eleştirel katkı yaparak aşamadı. Dr. Şefik Hüsnü Değmer’in başında bulunduğu “TKP” ile Harici Büro “TKP”nin İsmail Bilen, Zeki Baştımar vb. kadroları onun tez ve tahlillerini ne algılayabildi ne de tartışabildi. Çünkü ideolojik, teorik ve politik konum ve donanımları buna uygun değildi. O, Parti’de kimi zamanlarda yalnız kaldı. Kuşatılmak istendi. Kıvılcımlı’nın ileri sürdüğü, önerdiği ve eleştirdiği konu ve sorunların TKP’de karşılığını bulamayışı onun kusuru değildi. O, bu açıdan da pek “şanslı” değildi.

Kıvılcımlı yaşadığı toplumun her şeyi ile ilgilenmişti. O, emekçi halklarımızı vareden etmenlerden; dili, dini, tarihi, coğrafyası, kültürü, mitolojisi, ilerici gelenekleri, edebiyatı, sanatı, estetik ve etik değerleri bütünselliği içinde, Diyalektik ve Tarihsel Materyalist Yöntemle-Marksist Eleştirel bakış açısıyla inceledi, araştırdı. Stratejik amacı bir ve aynı olanlara daima yoldaş muamelesi yaptı. Özünde Devrimci ve Marksist nüveler taşıyan herkesi birbirinden ayırmadı. Devrimci hizayı bozanları, örgüt kurup parti çağrışımı yapanları anladıkları dilde karşıya aldı. Proleter (Siyasal-sosyal) devrim yerine, avantüryeye soyunanları, devrim ihracat ve ithalat işiyle uğraşanları, devrim simyagerlerini doğru teşhis etti ve onları da ayırmadan karşıya aldı.

Marksizm’i din, dogma, tarikat ve cemaat ilişkilerine indirgemek isteyenleri eleştirdi ve bilimsel öğretiye (Diyalektik ve Tarihsel Materyalist Yönteme) çekmeye çalıştı. “Marksizm’in yorumu ve pratikte yeniden üretimi” yönteminin önemini savundu. Kendi yerli proleter sentezimizin üretilmesi ve proletarya enternasyonalizmi ile buluşma-bütünleşme yolunda özgün çalışmalar yaptı. Orijinal sosyal sınıf ilişki ve çelişkilerini tahlil etti. Sosyolojik emekçi halklar gerçekliğini gördü. “Millî Mesele” ile “Milliyetler Meselesi”nin sınıflı ve sınıfsız toplumlarda nasıl çözüme kavuşturulacağına dair kafa yordu. “Ulusların kendi kaderini özgürce tayin, tespit ve ayrılma hakkı” konusunda ilkeli durdu; amasız-fakatsız (Komünistçe) konuştu. Eserler üretti, Tarihî TKP’mizin “Devrimci Kanadı”nın yeni nitelikler kazanması ve kendisini yeniden üretmesi için “Komünistlerin Birliği”ni savundu. Kendiliğinden, vahiy geleneği ile devrimci tarih ve geleneklerimizi sömürenlerin teşhis, mümkünse tedavi, değilse teşhir ve tecridi için çok büyük çaba sarf etti.

Ahmet Kale Arkadaşın büyük emeği ile hazırlanan Sosyal İnsan Yayınları Kıvılcımlı’nın önemli eserlerini yayımlayarak “sol cenah”ta politika yapanlara âdeta şunları söyledi: “Buyurun, işte Kıvılcımlı’nın Bütün Eserleri’ni sunuyoruz. Okuyun, inceleyip araştırın. Dr. Hikmet Kıvılcımlı o günkü edindiği, ulaşabildiği sınırlı bilgileri Marksist yöntemle ele alarak, bu eserleri/tezleri ve tahlilleri üretti, ortaya çıkardı. Günümüzde ulaşabileceğimiz, edinebileceğimiz bilgilerin sınırları daha da genişledi. Devrimci ve Marksist iseniz, O’nun tez ve tahlillerine Marksist yöntemle yaklaşarak, eleştirel katkı yapın. Doğru-gerçek-hakikat sürecinde Lenin, Marx’a-Engels’e nasıl yaklaşmışsa, siz de Dorktor’a aynı yöntem ve tarz ile yaklaşın, süreklilik içinde kopuşun anlamını içererek aşmaya çalışın. Yeniden üretimini gerçekleştirin…”

Bir türlü hesaplaşarak ayrışıp bütünleşemeyen, yeni bir kalıba dökülemeyen ve de şekilsiz biçimlerde iç içe ve yan yana duran “sol cenah” örgütleri, bu haliyle İşçi Sınıfı Partisi arayış ve yönelişlerinin karşısındaki yerine almakta gecikmedi. Devlet tekelci kapitalizmi kendi sendikasını, kendi partisini, kendi kitle örgütünü kurarak/kurdurarak işçi sınıfının siyasal ve sendikal birliği davasına büyük darbeler vurmayı denedi. Proleter Sosyalizmin yeniden devrimci bir çekim merkezi oluşturmaması için elinden geleni ardına koymadı.

Kimileri de Kıvılcımlı’nın tez ve tahlillerini statik, değişmeyen, din ve dogma yerine koyarak, tekrar ederek politika yaptığını sanıyordu. Böylelikle ondan öğrenmemiz gerekenlerin önünü kesmeyi deniyordu. Bu boş bir çabaydı. Nitekim Kıvılcımlı’nın devrimci esneklikler gözeterek ileri sürdüğü çok zengin taktiksel öngörülerini, stratejik amaç yerine koyanlar büyük ölçüde yanılmış ve izledikleri eklektik, pragmatik politikalarıyla bağımsız-proleter politik sınıf gücü oluşturmadan tekelci sermaye kliklerinden birinin kuyruğuna takılarak,  nasyonal solcu bir kulvara girmişti. Burjuva diktatörlüğü altında 22,5 yılını kemalist rejimin hapishanelerinde geçiren, Sosyalist Devrimci, Bolşevik ahlak ve karakteriyle bilinen Kıvılcımlı böylelerinin katında ya millî sosyalist ya kemalist olmuştu ya da nasyonal solcu!?..

Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın yaşadığı dönemde, Tarihi-TKP’de O’nun birikiminde kadroların bulunmaması ya da çok az olması, O’nun tezlerinin tartışılmasına olanak sağlamamıştır. 10 Eylül 1920 Mustafa Suphi-Tarihî TKP Bolşevik geleneğinin gerici-burjuva Mustafa Kemal Hareketi tarafından kanlı bir biçimde tasfiye edilmesinden sonra, Komünist Hareket, Kolektif Kurumsal Merkezi otoritesini/niteliğini kaybetmiş, bireyler-çevreler üzerinden varlığını sürdürmeye çalışmıştır. Hal böyle olunca bireylerin-çevrelerin öznel yargıları ve yaklaşımları O’nun tezlerinin Parti’nin yetkili kurullarında ele alınmasının ve tartışılmasının önünü tıkamıştır. Günümüzde bile Sınıf Partisi’nin olmadığı koşullarda O’nun tezleri tartışılamamakta ve Kıvılcımlı’dan öğrenme bireysel çalışmalarla sınırlı kalmaktadır. O’nun tezlerinin tartışılamamasının nedenlerinin nesnel zemini varken, bu nesnel zemin göz ardı edilerek, “Kıvılcımlı’nın sunduğu tezlerin anti-tezleri oluşturulamadığına göre, tezler aynı zamanda sentezdir” demek, O’nu dogma haline getirmek anlamına gelir ki bu Kıvılcımlı’ya yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu türden idealist/metafizik yöntem Komünist Kadrolar arasındaki yaratıcı diyalogların geliştirilip güçlendirilmesini engelliyor ve gerekli tartışmaların olması gereken yere gelmesini sekteye uğratıyordu.

Kıvılcımlı Yoldaş da, her Devrimci ve Komünist Kadronun ileri sürdüğü tez ve tahlillerinde olduğu gibi teori pratiğinde de hatalar ve yanlışlar yapabilirdi. Yanılgılara düşebilirdi (Hangi birimiz düşmedi ki?). O, yaşayabilseydi kendini eleştirip aşmaktan çekinmezdi. Nitekim, yaşadığı dönemlerde kendisine eleştiri yönelten Devrimci ve Komünist Kadrolara aynen şunları söylemiştir: “Yahu çocuklar, yazılanların doğrularını alın, eğrilerini de gözünün yaşına bakmadan kaldırıp atın!.. ayıklayın!..” Bu sözleri devrimci bir vasiyet gibi anlayana ifade eden birine karşı en büyük anlayışsızlık, onun yaşıyorken en korktuğu şey ölümünden sonra başına geldi: “Doktorculuk”, fraksiyonculuk hastalığı ne hazin kendine yer bulmuştu bu coğrafyada…

Dünyamızda, Bölgemizde ve bu memlekette önemli sosyal/sınıfsal kalkışmalar cereyan ediyordu. Emperyalist-kapitalizmi sorgulayarak karşıya alan kütlesel çıkışlar giderek yeni boyutlar kazanıyordu. Devrimcilerin, komünistlerin tarihsel iyimserliklerini besleyen olay ve olgular boy veriyordu. Emperyalist-kapitalizm, her şeye ve aleyhimizdeki pek çok unsura rağmen aşılacaktı. Bunun işaretleri tarihselden-güncele her olay ve olguda alınıyordu. İşçi sınıfı nicelik ve nitelikçe gelişip güçleniyordu. Yaşadığımız coğrafyada da birleşik, ciddî, güçlü, güvenilir ve donanımlı bir İşçi Sınıfı Partisi oluşturulacak ve İSP’nin kurmaylığında iktidara yürüyen bir Komünist Hareket mutlaka üretilecektir. Burjuva diktatörlüğünün karşısına mutlaka Proletarya diktatörlüğünün önemini ve komünist sınıfsız topluma geçişin zorunluluğunu kavramış kurum ve araçlarımız işbaşı yapacaktır. Bu süreçlerde Kıvılcımlı’nın emek verdiği ideolojik, teorik, politik ve örgütsel deneyimlerinden de büyük oranlarda yararlanılacak ve onların proleter devrimci çabaları, emekleri, vasiyetleri mutlaka yerini bulacaktır.

Tarihî TKP’mizin “Devrimci Kanadı” Kadrolarından Kıvılcımlı Yoldaşa, insanın ve insanlığın sosyal/enternasyonal kurtuluşuna verdiği emeklere ve katkılara, Komünistlerin Birliği yolundaki mücadelesine ebedi saygılarımızla…

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.