Basın Açıklaması
12 Eylül darbesinden sonra aranmaya başlandım. 1988 Haziran tarihinde Maraş/Elbistan ilçesinde yakalandım. Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından Türkiye Komünist Partisi (Birlik) üyesi olarak 765 S.lı (Eski) Türk Ceza Kanunu - Mülga MADDE 168/1’den yargılandım ve 12,5 yıl hüküm giydim. 1991 de çıkan “genel affın” kapsamının mahkeme tarafından genişletilmesi sonucu 1992 Haziran’ında şartlı tahliye ile cezaevinden çıktım. Bihakkın tahliye tarihi ise 2001’dir.
Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara da Hukuk Fakültesini bitirdim. Çorum Adliyesinde de stajıma başlamıştım. Avukatlık stajı yapmak için Çorum Barosu’na yapmış olduğum 06.10.2009 tarihli başvuru Çorum Barosu Başkanlığı’nın 21.10.2009 tarih ve 2009/284 karar sayılı kararı ve “1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 5. Maddesinin a bendinde sayılan suçlardan birisi ile hükümlü olduğuna ilişkin arşiv kaydı bulunduğu anlaşılmakla” şeklindeki gerekçeyle reddedilmiştir. Bu durumla ilgili ise Türkiye Barolar Birliğine itiraz etmiştim.
Türkiye Barolar Birliği de şu gerekçeyle Çorum Barosu kararını onaylamıştır:
“1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın “Avukatlığa kabulde engeller” başlıklı, 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunun 326. maddesiyle değiştirilen 5. maddesinin birinci fıkrasının, (a) bendinde “Türk Ceza Yasası’nın 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak” (c) bendinde ise “Avukatlık mesleğine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak” avukatlık mesleğine kabulde engel haller arasında sayıldığı,
5560 sayılı yasanın 38. maddesi ile 5352 sayılı yasanın 13. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 13/A maddesi gereğince yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verildiği takdirde, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 5/1-a maddesinde belirtilen engel halinin kalkacağı, Gazi Eke tarafından, 05.11.2009 tarihinde Malatya Ağır Ceza Mahkemesine memnu haklarının iade edilmesi için yapılan başvurunun sonucunun belli olmadığı, Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin memnu haklarının iade edilmesi kararı vermesi halinde dahi, Danıştay S. Dairesi’nin birçok kararında belirttiği üzere “memnu hakların iadesi hükmü 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 5/1-a maddesinde belirtilen engel hali ortadan kaldırmakla birlikte yasa dışı silahlı terör örgütü üyesi olmak, yardım ve yataklık etmek suçunun 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 5/1 -c maddesi kapsamında kaldığı, avukatlık mesleğine yaraşmayacak bu tutum ve davranışlardan dolayı, anılan yasa uyarınca avukatlık mesleğine kabul edilemeyeceği” açık olduğundan itirazın reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Adalet Bakanlığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Sayı: .03.0.HİG.0.00.00.02-l52.03-BR:19/15537/28934 No ile kayıtlı dosyada Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Kararını da onaylamıştır.
Bu kararın yürütmesinin durdurulması için Ankara İdare Mahkemesine başvurdum, fakat aynı gerekçeyle Ankara 15. İdare Mahkemesi Çorum Barosu, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığının kararını onaylamıştır.
Yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymiş ve affa uğramış olanlar avukatlık yapmaktadır. Fakat Devlete karşı işlenmiş sayılan suçlarda ise serbest meslek niteliğinde olan avukatlık mesleğini yapabilmemin yolunun, idari yoldan veya Danıştay emsal kararıyla ömür boyu kapatılması; Anayasada ifadesini bulan çalışma özgürlüğüne ve “evrensel insan hakları sözleşmesi” de aykırıdır.
Şu an dava Danıştay aşamasındadır.
Hoşçakalın
Sarimbey Köyü/ÇORUM
Gazi Eke
