Neden Kırmanciya Belekê

Sorun Yayınları Kolektifi

Okurlarımız haklı gerekçelerle “Neden KIRMANCİYA BELEKÊ” diye soracaktır.

Soran ve sorgulayan insanımıza doğru ve inandırıcı cevaplar verilmelidir.

Dergiye koyduğumuz isim, Türkçede: Dersim halkının, yaşlılarımızın belleğinden günümüze sözlü kültür ile aktarılan KIRMANCİYA BELEKÊ; bir kültür ve inanç bütününü kapsamaktadır. “Bir tarih, bir kültür, bir coğrafya” sembolü olarak anlam bulmuştur. 

Halkların kültürel varlığını sürdürebilmesi ve yeni nitelikler kazanması için kendi anadilinde okuyup yazması ve düşünmesi çok önemlidir. Halkların kendi anadilinde bilimsel bilgi edinmesi, kültürel üretimde bulunması ve bilinçlenmesi onların kapitalist Batı’dan devşirilen yoz ve kozmopolit “kültür” politikalarına karşı dirençlerini geliştirir. Burjuva ve küçükburjuva idealizasyon ve mistifikasyonlarından korunmasına katkı getirir. Sanat, estetik ve politikada tutarlı ve bütünlüklü çabaların güçlenmesini sağlar. Aynı zamanda sistemin yüzlerce yıldır uygulayageldiği inkâr, imha ve asimilasyon gibi ırkçı-gerici politikaların geri tepilerek aşılmasını daha anlamlı kılar.

“Dergi üretimi hangi ihtiyaçtan doğdu ve hangi ihtiyaca cevap verecektir?” sorusu da bizce önemlidir. Yayına başlamadan önce bu soruya da ilkeli, samimi ve doğru cevap vermenin gereğine inanıyoruz.

Dersim tarihi ve kültürü üzerine sağlı “sol”lu burjuva basınında bilimselliği tartışmalı çok yönlü yayınlar yapılmıştır. Kitap ve dergiler yayınlanmıştır. Hâlâ da farklı farklı milliyetçi bakış açılarıyla (Türk, Kürt, Ermeni, Zaza vb. gibi) yapılmaktadır. Yapılan yayınlar konu ve sorunlara kendi ideolojik, sınıfsal konumlarıyla bakış açılarını yansıtmaktadır.

Bilimsel bilgi edinme ve bilinçlenme sürecindeki insanlarımız büyük bir susuzlukla bu yayınları okumakta ve onlardan etkilenmektedir.

Tarihsel, sosyal ve kültürel süreçlerden kopuk tahliller birer fanteziden öteye geçmemektedir.

Anılan yayınlarda doğru, doğruya yakın bilgi, değerlendirme, tahlil ve yorumlar olduğu gibi pek çok hata, yanlış ve yanılgı da vardır. Böyle olması da doğaldır. “Doğal” olan bu durum elbette devrimci müdahalelerle, pratikte doğrusu yapılarak-gösterilerek aşılacaktır. Aşılmak durumundadır.

Dersim halkı yüzyıllık deneyimlerinin ışığında bu türden bir görevi yerine getirmeye aday genç kadroları da yetiştirmiştir. Genç kadrolar sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz, özgür, eşitlikçi bir toplum ve dünya idealinin izindedir.

Dersim tarihi ve kültürü hakkındaki nesnel gerçekliği yansıtmayan yayınlar, tahrifatlar bilerek ya da bilmeyerek de yapılsa fark etmiyor.

Dergi özellikle bu konuyu gündemine alan yazılara ağırlık verecektir.

Dersim halkının tarihi, üretim ilişkileri, kültürü, coğrafyası, gelenek ve görenekleri, mitolojisi, inançları, masalları, müziği, folkloru, sosyal yaşamı ve benzeri birikimleri bir yandan yağmalanırken, diğer yandan çeşitli ve “sevimli” müdahalelerle yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Halkların tarihsel, sosyal ve kültürel birikimlerinin hâkim gerici güçlerce yağmalanması ve tahrip edilmesi insanımızın daha kolay yabancılaştırılmasına kapı aralamaktadır. Yabancılaştırılmış insanın haklı talepleriyle ayağa kalkması, başkaldırması, direnmesi ve hak araması giderek güçleşmektedir.

Tarihsel, sosyal ve kültürel değerlerinden -köklerinden- koparılan halkların sömürücü ve sömürgeci saldırılara karşı mücadelesi gezegenimizde giderek büyük darbeler almaktadır.

Yaşadığımız topraklarda anaerkil eşitlikçi toplum uzantısında gelişen Kadın-Ata, Ana-Kadın geleneklerini hâlâ bağrında taşıyan Kızılbaş kültürü ve günümüz Aleviliğinin çeşitli sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlara bütünlüklü çözüm yöntemleri üretilmesi acil ve hayatî bir sorundur. Derginin bilince çıkaracağı önemli konulardan biri de bu olacaktır.

Günümüze kadar sözlü tarih yoluyla aktarılan tarihsel-kültürel-sosyal birikimler artık yazılı tarih geleneklerine dönüşmektedir. Yazılı tarih geleneğinin bilimsel temellere, kurumsal disiplinlere oturtulup dönüşmesi çok sancılı ve zor bir süreçtir. Bunun bilincinde olanlar ya da süreçten geleceği kazanma yolunda çok yönlü derslerle sonuçlar çıkaranlar anlamlı ve ileri bir adım atmak durumundadır. Dergi bu yolda mütevazı bir araç olma iddiasının arkasında durmaya özen gösterecektir.

Dergi faaliyeti; siyasal ve kültürel tahlil yöntemlerine bağlı kalarak sözlü tarihten yazılı tarihe geçişteki sorunlar üzerine bazı saptamalarda bulunabilir, bazı sonuçlara ve çözüm önerilerine varabilir.

Sosyolojik, siyaset bilimsel ve kültürel kaynaklar incelenip araştırılırken öne çıkan “ham” malzemelerin gerçekliği yansıtıp yansıtmadığı konusu elbette eleştirel katkılara açık ve muhtaç olacaktır.

Sözlü tarih anlayışı bir yanıyla kimi doğruları günümüze taşırken, bu türden bir işlevi yerine getirirken, diğer yanıyla bilimsel yöntemle yazılı tarihe dönüşecek ve de aşılacaktır. Sözlü tarihin inkâr, imha ve asimilasyon kıskacından kurtulabilmesi sürecinde bazı ideolojik ve teorik yanılgıların boy vermesi de bir yanıyla doğaldır. Bilimsel bilgi edinme ve bilinçlenme sürecinde sosyal ilişkilerimizin gelişme göstererek yeni nitelikler kazandıkça anılan sorunlara bakış açımızın ve kimi soyutlamalarımızın daha da somuta indirgeneceği açıktır.

Dersim bölgesinde yaşayan insanlarımızın düşünce, davranış ve psikolojisini belirleyen üretim ilişkileri ile üretici güçlerin gelişmişlik düzeyi, sözlü kültürel gelenek ve görenekleri elbette değişime ve dönüşüme uğratacaktır. Aynı zamanda yazılı tarihe geçiş sürecindeki kimi sorunların tahlili Bilim Kurulu, Enstitü ve Akademi gibi kurumsal merkezi disiplinli örgütlenmelerini gerektirecektir. Henüz bu türden kurumların güvencesinden yoksun bulunuyoruz. Günümüzde bireysel ve grupsal inisiyatiflerle öne çıkarılan çalışmaların güvenilirlik kazanması buna bağlıdır.

Dergi; bu sürecin kendiliğinden aşılamayacağının bilincindedir.

Siyasal özgürlük ve eşitliklerin, kültürel adımların atılması günümüzde birer zorunluluğa dönüşmüştür.

Dergi; “somut şartların somut tahlili” yöntemi ve taraflı kimliği ile bu sürecin neler getirip neler götüreceğinin bilincinde olarak böylesine kapsamlı ve çok zor, uzun erimli, fakat sonuç alıcı bir yöntemi gündemine almayı uygun bulmuştur.

“Göç yolda düzülür” diyerek  gerekli ve kolektif bir İş’in altyapısını oluşturmaya başlamıştır.

Tarihsel, sosyal ve kültürel olay ve olguları inceleyip araştıramayan küçükburjuva unsurlar sorunlarımızı basite indirgese de, sorunlarımızın çok yönlü olduğu hayatî olduğu bilinmektedir.

Tartışma alanlarını burjuva ve küçükburjuvazinin çıkardığı zorlukları aşarak ilerleyebiliriz ancak. Dersim’in bağrında taşıdığı içsel dinamikler bu iki engeli aşarak gelişme gösterecektir. Dergi faaliyetinin işlevsel olması ve bir basamak ileri sıçraması; bir yanıyla bu engellerin aşılmasına, diğer yanıyla Yayın Kurulu’nun profesyonel kadrolara kavuşturulmasına bağlıdır.

Dersim’in tarih ve kültüründeki başkaldırı, direniş ve hak arama dinamiği bu temelde gelişme gösterecektir. Kitabi bilgilerle yapılmaya çalışılan sözde siyasal tahliller, nesnel/somut durumu yansıtmamaktadır.

Dersim’in emekçi halkı nesnel/somut durumu ve gerçekliği yansıtan tahlillere, yol açıcı inisiyatiflere hasrettir.

Sözlü tarih anlayışından yazılı tarihe geçişte Dersim tarihi ve kültürü üzerine yapılan “iyi niyetli” inceleme ve araştırmalar arasında öne çıkan “ham” malzemelerle spekülasyon, tevatür ve çeşitli idealizasyon ve mistifikasyonlar mutlaka ayıklanacaktır. Ayıklanmak zorundadır.

Çünkü, ilksel (ilkel değil) komünal-komünüzan gelenek ve görenekler idealist-metafizik yöntemlerle değil, iyimser, dinamik, yaratıcı ve dönüştürücü yöntemlerle açıklanmalıdır.

Tüm çalışmalarımızda diyalektik tarihsel materyalizm yöntemini kullanabildiğimiz ölçüde idealist-metafizik yöntemlerin aşılacağına inanıyoruz.

Konu ve sorunları inceleyip araştırırken tutarlı bir tarih ve sınıf bilinciyle hareket edilmesini önemsiyoruz.

Tarihsel-sosyal-kültürel birikim ve değerlerimizi bilimsel yöntemle incelerken; sanat-estetik-politikada birlik ve bütünlüğün sağlanarak kendi özgün sentezimizin üretilmesinde Dersim önemli bir  “rol” ve “halka” oynayacak birikimlere sahip ve gebedir.

“Dersim çıbandır” diyen/diyebilen hâkim gerici sınıfların anlayışına -çıbanına- karşı bilimsel bir “neşter” vurmanın tam zamanıdır diye düşünüyoruz.

Yukarı Mezopotamya, Dersim, Anadolu ve Kafkasya emekçi halklarımızın kültürel zenginliği incelenmeye-araştırmaya değer bir “hazine” niteliğindedir. Bu hazinelerimizi yerinde değerlendirdiğimizde Batı öykünmeci tüm anlayışlardan kurtulacağımızı umut ediyoruz.

Özetlemeye çalıştığımız bu ilkesel yönelişlerimiz burjuvazinin resmî tarih anlayışı ile resmî ideolojisinin aşılabilmesinde biricik tutanağımız olacaktır.

“Dergi nasıl oluşturuldu?” sorusunu da cevaplamak istiyoruz: Yüzde yüz bağımsız, yüzde yüz işçi sınıfı ve emekçi halkların sosyal/evrensel kurtuluşundan yana ve taraflı kimlikleriyle ve de insanımızın teri ve kanıyla ödenmiş bedelleriyle nihaî amacı-hedefi bir Dersimli bir gurup genç insanımız bir araya geldi. Mücadelenin ateşinden gelen emekçi halk çocukları deneyimlerini ve emek güçlerini buluşturup bütünleştirdi. Konuyu ve sorunları tartıştı. Üretiminden dağıtımına kadar tüm süreçlerde kolektif çabalarla, alınterine dayalı finansmanını sağladı. Kendi özgücüne güvenen/dayanan cüretini ortaya koydu. Uygun bir Yayın Kurulu oluşturuldu. Dergi yazılarında ifadesini bulan yayın ilkeleri ve programını saptadı ve işbaşı yapıldı.

Dergimizin kolektif çabalarla daha da gelişip güçleneceğine inanıyoruz.

Kurumsal merkezi disiplinle üretim faaliyetine başlayan KIRMANCİYA BELEKÊ Tarih-Kültür-Halkbilim Dergisi (Aynı zamanda Bilimsel İnceleme-Araştırma-Eleştiri Dergisi); özetlenen bu ilkesel yönelişlerin uzantısında okurlarına merhaba diyor. Dost okurlarımızın eleştirel katkılarını ve dayanışmasını bekliyor.

 

SORUN Polemik
E-posta Listesi
Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.

E-Posta Adresi

Etkinlik - Duyuru
Site tasarım ve kodlaması Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.
Internet Explorer 5 ve 6 sürümleri ile siteyi doğru görüntüleyemezsiniz.
Sitede gördüğünüz teknik aksaklık ve arızaları bize bildiriniz.